Mesajlar Etiketlendi ‘Misafir Yazarlar’

İnsanın yaşamı anlama, çözümleme ve kontrol altına alma gayretleri yaklaşık 3500 yıllık geçmişine rağmen halen devam etmektedir. Yaşamı anlamlandırma, doğa olaylarını ve insanı anlama, çözümleme konusundaki felsefi yaklaşımları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar dilimizde Mekanikçilik ve Yaşamsalcılık olarak isimlendirilebilir.

İngiliz Edebiyatının en önemli üstatlarından biri olan William Shakespeare, “Hamlet” adlı ölümsüz eserinde insanlığın en önemli sorununu “Olmak ya da olmamak; işte bütün mesele budur.” sözleriyle çok anlamlı, derin ve kalıcı bir biçimde ortaya koyduğunu düşünüyordu. Oysa olmak ya da olmamak sorunu, insanlığın başlangıcından günümüze dek özellikle ilahi kaynaklı bütün dinlerin ön önemli sorunu olmuştur…

“TÜM ALAN” enerji, madde ve hiçlikten oluşan değerlerin bütünüdür. Einstein’ in kütlesel çekim alanından sonra tüm evreni saran kuantum alanı başlar;  kuantum alanı enerjinin en küçük birimlerini yorumlar. Peki kuantum alanın alt değerleri nelerdir? Bu sonsuza kadar devam edebilir mi acaba? Elbette enerjiyi parçalara ayırdığımızda duracağı bir nokta ve sınır vardır. O nokta hiçliktir. Enerjinin [...]

Baştan söylemeliyim: Ne “tasavvuf karşıtı”yım ne de Kur’ân ve Sünnet’in en yılmaz ve kararlı savunucuları, en içten uygulayıcıları – Mevlânâ’larla, Şems’lerle, İbni Arabi’lerle haşâ-bir alıp veremediğim var. Ancak “tasavvuf” kelimesi üzerinden ince ince dövüldüğümüzü, gizli gizli dönüştürüldüğümüzü haber vermek istedim. Tasavvuf, “kötülüğü isteyen nefsi” “Allah’tan razı olan ve Allah’ın razı olduğu” nefis haline getirmektir. (Tariflerden [...]

EZEL BAĞLANTISI Ezelden bağlantılıyız “var”lığın kendisine. Ebede kadar ise zaman küresi emrimizde. Ezel bağlantısı, ebed rüyası ve kendi etrafında dönen zaman. Dönüşte seyretmek var sadece, bakışta ise doğrusal yalan. Ezel, ebed ise işte tam şu “an”! Var olan bir şeyin farkına varılması keşiftir. Baktığını görenlerin ömrü keşifler içerisinde geçmektedir.

“Peki biz bu araştırmalardan ne bekliyoruz? Çok açık bir şekilde söylemeliyim ki, son derece önemli, bilimsel devrim niteliğinde sonuçlar ortaya çıkacaktır. Beynimizin mikro hatta nano boyutlarında neler olup bittiğini ortaya koyan yasalar ve bu yasalarla düşünce sistemimiz, kişiliğimiz ve dolayısıyla psikolojimiz arasındaki ilişkiler araştırıldıkça ve ortaya çıktıkça yeni NöroTeknolojiler ortaya çıkacaktır. Bu ne demektir? Yani [...]

Yaklaşık Milattan Önce 600 yıllarında THALES, ANEKSİMENOS ve ARCHİMİDES ile başlayan “evrenin nasıl çalıştığı” konusundaki düşünsel çalışmalar 2600 yıldır elde edilen çok önemli ilerlemelere rağmen hala bir çok açıdan ne yazık ki karanlıklar içinde yüzmektedir. İnsanoğlunun kendini var hissettiği andan itibaren belki de üzerinde en çok durduğu soru : “Evren nasıl çalışır?” sorusudur..

Son günlerde bilimle ilgili olmayan entelektüellerin yanında sanatçılarımızın hatta sokaktaki vatandaşlarımızın bile ilgisini çeken CERN deneylerinin başlamasının ardından fizik ya da genel anlamda bilimin anlamı ve inançlarımız üzerine yeniden düşünmek gerektiğini hissettik. Burada amacımızın kimseleri rahatsız etmek olmadığını, sadece beyinlerimizde bazı yeni düşünce kanallarının açılmasını sağlamak olduğunu belirtmek isteriz..

İnsan beyninde meydana gelen düşünceler ve bunların yönetilmesi, eyleme dönüşmesi konusu kuantum fiziği yasalarının yönetimi altındadır. (…)Bu anlamda yapılması gereken şey kuantum fiziği yasalarını kullanarak düşünce kuantlarının ortaya çıkışı ve gelişiminin çözümlenerek kontrol edilmesidir. Her hangi bir olay ya da konu hakkındaki özellikle olumsuz ve rahatsız edici istenmeyen düşünceler bu şekilde ayıklanarak yok edilebilir ve [...]