Mesajlar Etiketlendi ‘Kemal Gökdoğan’

Âsi Yunus (1)

Posted: 08/11/2010 in Kemal Gökdoğan
Etiketler:,

Yunus Emre şiirlerinde alışık olmadığımız bir lezzet daha vardır fakat, tadı biraz fazlaca acı olduğu için genellikle gündeme getirilmemektedir. Hâlbuki Yunus Emre’yi Yunus Emre yapan bilinenin aksine “itaatkâr” yönü değildir daha çok “isyankâr” yönüdür.

“Her an yeni bir gerçek”te olan sistem her gerçeği içinde bulunduğu “an”a hapsetmekte ve çevresine o dönemin düşünce ve inanç kozasını örmektedir. Bizler de gelecek yüzyıllarda “an”ımızda kendi düşünce ve inanç kozalarımızda kalacağız. Gelecektekiler de kozalanacak ve bu kozalama sistemi sonsuza kadar sürecektir.

Pervaneler Yanmasın

Posted: 12/10/2010 in Kemal Gökdoğan
Etiketler:

“Seven”in “sevilen”de yok olması gerektiğini düşünmek kadar tersini düşünmek de doğaldır. Seven sevilende asla yok olmasın demekte hiçbir yanlışlık yoktur. Seven sevdiğinde yok olmamalı ki sevgi dâim ve kâim olsun.

Naz… Farsçada tatlı cilve, tatlı işve anlamlarına gelen bir kelimedir. Tasavvufta sevgilinin âşığına güç vermesi demektir. Halk ve tasavvuf edebiyatında naz genellikle sevgilinin âşığa yaptığı eziyet, eza ve cefâ anlamında kullanılmaktadır. Aşkta naz acı cilvelerdir.

Rasulullah a.s.’a Yahudiler tarafından büyü yapıldığı, hastalandığı, ateşinin yükseldiği, kendisinden geçecek hale gelip ne söylediğini bilemez olduğu RİVAYETİ vardır. Dikkat ediniz RİVAYET vardır, diyoruz. Rivayet, aslı olabilir de olmayabilir de anlamındadır.

Çelişkiler (3)

Posted: 30/08/2010 in Kemal Gökdoğan
Etiketler:

“(…)Karşında ne varsa sende de (herkeste) onun aynısı vardır. Yeter ki herkes kendilerindeki aynı potansiyel yazılımı çalışır hale getirsin. “Allah’a kul olmuş” diyerek idolleştirilmiş kişilerin izinden gitmeye çalışmak, onlara hayran olmak, onların ateşli taraftarları ve savunucuları olmak hiç kimseyi gerçek anlamda “Allah’a kul” olma yoluna iletmez. “Allah’a kul olmuş” kişilerin teorik ve pratik tavsiyelerinden esinlenerek [...]

Çelişkiler (2)

Posted: 03/08/2010 in Kemal Gökdoğan
Etiketler:

(…)İnsan bu dünyada tanrısı ile mutlu ise öteki dünyada da tanrısı ile mutlu olacaktır. İnsan bu dünyada tanrısızlıktan ve Allah hakikatine inanmaktan mutlu ise öteki dünyada da tanrısız olmak ve Allah hakikatini sonsuzca araştırmaktan mutlu olacaktır. Bence bu nedenle “tanrı mı?” “Allah mı” tartışmasına bağlı olarak insanlar arasında seviye farkı oluşturmaya hiç gerek yoktur.

Çelişkiler (1)

Posted: 05/07/2010 in Kemal Gökdoğan
Etiketler:

“(…) Aziz Paul’ün yaptığı gibi… Tanrı ve tanrının yansıması mantığı ile âyetleri tefekkür edebiliriz ama bu tefekkür bizi “Allah Hakikati”nin yansıması veya Allah Hakikati”nin hologramı sonucuna götürmemelidir. Yüzeysel din-tasavvuf düşüncesinin veya yüzeysel mistik felsefenin tanrısal yansıma/tanrısal hologram mantığını “Allah Hakikati”nin ahadiyeti ile karıştırırsak Kuran’da da çelişkiler var zannetmeye başlarız…” (Bu yazı Sayın Mehmed Sadık’ın bilgisi [...]

Tarikat; İslâm’ın-Kuran’ın-Rasulullah’ın bâtını da değildir zâhiri de değildir. Çünkü İslâm’ın-Kuran’ın-Rasulullah’ın “içi ayrı dışı ayrı” olması akla ve nakle aykırıdır. “İçi-dışı aynı” olan bir hakikati içi ayrı dışı ayrı olarak ikiye ayırıp da “biz içini temsil ediyoruz, özünü yaşıyoruz, siz dışını-kabuğunu yaşıyorsunuz” demek ya hatadır ya da insanlara anladığı dilden mesaj vermektir.

“Septisizm bilimi, bilimsel düşünceyi ve bilimsel bilgeliği dâhil her şeyi ama her şeyi kıyasıya eleştirerek “inanç”ı sağlamlaştıran bir duygudur. “İnanç” melek ise septisizm “iblis”tir. İblis olmasaydı meleğin melek olduğunu anlayamazdık. Septiklik duygusunu da fıtraten getirmeseydik “inanç” gerçeğimizi asla fark edemezdik…”