Mesajlar Etiketlendi ‘Çeviri Yazılar’

Amerikalıların yüzde doksanı –sağlıkları, aşk hayatları ya da final sınavları için- dua ettiklerini söylüyor. Fakat dua bir şey yapabilir mi? Yıllardır bilim adamları duanın ve olumlu düşüncenin gücünü test etmeye çalıştılar –karışık sonuçlar elde edildi. Şimdi bazı bilim adamları yeni –ve tartışmalı– bir yöntem denemeye başladı.

Bilinç, beyinde olanların (sinirsel işlemlerin) sadece bir gözlemcisi midir yoksa nöral işlemler ile birlikte bir “yaratıcı” mıdır? Albert Einstein’ın da aralarında olduğu bazı bilim adamları bilincin gerçeklik tarafından üretildiğini savunuyorlardı ki, bizlerin hissettikleri basitçe evren içi olayların kaçınılmaz bir sonucuydu. Yani bizler basitçe evrenin geri kalanı tarafından programlanmış makinelerdik.

ScienceDaily (24 Şubat 2010)  – Amerikan Psikoloji Derneği’nin güncesi “Emotion”ın özel sayısında yayınlanan yeni bir çalışmaya göre insanlar acıya karşı duyarlılıklarını beyin zarlarını kalınlaştırarak azaltabiliyor. Université de Montréal’ den araştırmacılar bunu, Zen meditasyoncularının ve meditasyon yapmayanların beyin zarlarının kalınlıklarını karşılaştırarak keşfettiler. Yüzyıllık Zen öğretisini uygulamanın acıyı kontrol eden merkezi beyin bölgesini (anterior singulat) kuvvetlendirdiğine dair [...]

ScienceDaily (24 Şubat 2010) – Son yıllarda DNA kanıtı, insanlığın geçmişi üzerinde çalışan bilim adamları için önemli ve yeni araçlar sağlamıştır. Şu anda, 22 şubatta internette yayınlanan Current Biology’ nin özel bir sayısında Cell Press tarafından yayınlanan araştırmaların derlemesi, arkeolojik ve dilsel kanıtlarla birlikte yeni genetik kanıtın dünyadaki insanlık tarihini anlayışımızı nasıl arttırdığına dair güncel [...]

Duygular, yaşamımızın önemli bir parçasıdır. Olumlu duygularımız sadece varlığımızı harekete geçirmekle kalmaz, yaşamımıza büyük bir mutluluk da verir.  Diğer yandan ise olumsuz düşüncelerimiz, çığırından çıkabilir ve yaşamımıza istemediğimiz şekillerde etki edebilir. Her ikisi kolayca, duygusallığa götürebilir. Genelde duygu konusu epistemik bir konudur ancak bize duygularla nasıl baş ettiğimizin ipuçlarını verebilir. Burada her iki durumu gözden [...]

Her yıl vücudumdaki atomların % 98’i yenileniyor: Geçen sene olduğum kişinin aynısı olduğumu nasıl iddia edebilirim veya daha da kötüsü, on yıl önceki kişi olduğumu? Kişiliğim/kimliğim nedir (neremdedir)? Vücudumun metabolizmasına olan ilişkisi nedir?

Bohm, evrenin hologram olduğuna dair kanıt bulan tek araştırmacı değildir. Beyin araştırmaları alanında bağımsız olarak çalışan Stanford nörofizyoloğu Karl Pribram da gerçekliğin holografik doğasına inanmıştır. Pribram, insan beyninin hologram olarak modellendirilebileceğini söylemektedir. Pribram‘ın holografik modele ilgisi, anıların beyinde nerede ve nasıl depolandığıyla ilgili bulmacayla olmuştur.

Ağustos 1992′de dünyanın en büyük fizikçilerinden biri dünyamızdan göçtü gitti. Fikirleri tüm dünyada bir çok insana ilham veren David Bohm Londra’da öldü. David Bohm’un bilime ve felsefeye katkıları oldukça derindir ve bu katkıların geniş perspektiflerde daha da iyi anlaşılmalı ve yorumlanmalıdır.

“(…)Duyusal nöronlar, kalp dokusunda lokal olarak gerçekleşen mekanik ve biyokimyasal değişiklikleri algılarlar. Ve bu bilgiyi içsel kalp sinir sisteminin geri kalanına ve çoğu durumda da beyne yollarlar…” Bu mikroskobik görüntü, insan kalbindeki sinir düğümleri arasında bulunan karşılıklı bağlantıları göstermektedir. Soldaki resimde açık mavi renkli ince yapılar, sinir düğümlerini birbirine bağlayan ve akışı sağlayan çok sayıda [...]

Nöroteoloji, beynin spritüel deneyimler sırasındaki nörolojik aktivitesi üzerine çalışmalar yapan bilim dalıdır. Bu bilim dalı tüm spritüel deneyimlerin sinirsel impalsların ve beyindeki bir takım kalıpların sonucu olduğunu varsaydığından tartışmalar başlatmıştır. Nöroteoloji bilimdalı spritüel deneyimlerin sinirsel impalslara neden olabileceğini kabul etmez iken bunun tam tersini savunur. Bundan dolayı nöroteoloji çoğu kez ilahiyatçılar, ruhani liderler ve diğer [...]