Mesajlar Etiketlendi ‘Berkay Özcan’

NOKTA’daki Nükte!..

Posted: 01/07/2010 in Berkay Özcan
Etiketler:

<<Nuuuñ ve El Kalemi ve ma yesturûn. (Kalem-1)>> Nuuun –ve- Kalem –ve- satır satır dizdikleri. Nokta {0} – Algılayıcı {1} – Nükte {∞} {Yokluk + Varlık} –boyutsal (?) geçiş- Varlık –boyutsal geçiş- Hologram Data – Dönüştürücü – Sûretlenen Sonsuz Bilgi

Sistemi OKU-mak olarak anlatılagelen olgu, Rasûl tarafından Şuûr boyutundaki idrakların/ kavramların, toplumun konuştuğu dildeki en yakın, çağının en moda kelimeleri ile mecaza dönüştürülerek ortaya çıkan soyut verilerin; “sanal-benliğin” gayretleriyle kendisinde hissedilip tekrardan somutlaştırılması olayıdır.

Gizil Arayış

Posted: 06/01/2010 in Berkay Özcan
Etiketler:,

Topraktan olma cansız insan, Sistem tarafından sanal bir koordinata yüklenen veritabanıyla oluşturulmuş mecâzî bir ”ben” yazılımı ile hayat yolculuğuna başlayarak ezelî döngüye dâhil edilir. Ama o insan, “Belâ” diyerek zamansızlık boyutunda an be an şahitlik etmekte olan öz kimliğinden, her an yağan Yalın Gerçekliğinden, kendine “kimlik” perdesi bürüdükleri, “ben” dedirttikleri için uzak kalır. “ben” sanal [...]

İnsan beyni milyonlarca yıllık bir sürecin, tarihin saklandığı Holografik bir Levhadır (Levh-i Mahfûz). Öyle ki, yeryüzünün bizlere dayattığı tüm o koşulların ve yaşattığı mücadelelerin, bizlerde ortaya çıkarttığı savunma stratejilerinin, davranış kalıplarının hepsinin özetini, benliğimizin karanlık kuytularında içselleştirmiş ve çoğu zaman farkında olamayacağımız bir şekilde yaşamaktayız. İlkel dürtüler veya içgüdü olarak çalışan bu mekanizmalar bizlere avantaj [...]

Holografik Yansıma

Posted: 26/11/2009 in Berkay Özcan
Etiketler:

Kur’ãn’ın hüküm bildiren âyetleri insanlara kendi hakikatlerini tanıtacak, manevi olgunlaşmalarını sağlayacak ve toplumsal ilişkilerini düzenleyecek bilgileri içerir iken, kıssaları (≈hikâyeleri) da tüm boyutlarıyla İnsanın özetini vermektedir. Yâni bu âyetler İnsan’ın derin boyutlarının hâl dilinin birer tercümesidir. Âyetlerin ve âyetlerdeki sembollerin karşılıklarının İnsan’da bulunması gerektiği ve İnsan’da olana işâret ettikleri düşüncesi kanaâtimizce “Her ne ararsan Kendin’de [...]

“İnsanların yüzlerce yıldır yaşayageldiği doğaüstü, olağanüstüymüş(!) gibi gözüken birtakım fenomenlerin “cin” adı verilen, insandan ayrı görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiğine inanılmış, yaşanılan öykülerle insanlar korkmuş, birçok milletin inanışına, örfüne girmiş, kaçırılmaları için kuvvetli nefeslerle üflenmiş. Asıl korkulması ve korunulması gerekenin kişinin kendisini Allâh’tan ayrı düşüren “saklı alt kişilikleri” olduğu ise sembolik anlatımlar nedeniyle fark edilmemiş.”

Dönem dönem ekranlarımızı süslemekte olan bir konudur, “Kur’ãn’da Şifre” olup olmadığı meselesi. Basit aritmetik işlemlerin yapıldığı, büyük-küçük Ebced hesaplarının kullanıldığı, âyet veya sûre numaralarının birbirleriyle toplanıp çıkartıldığı ve bunların dışında daha farklı yollarla zorâki ilişkilendirilmeye çalışılan tarihî olaylar/doğaya âit fenomenler ve Kur’ãn teksti! Her şeyden önce Kur’ãn ve diğer kutsal metinlerin birer şifreler kitabı değil,

Dünyaya gelen/dünyasını oluşturan her bilincin doğal/fıtrî sorunu; zihninin sürekli olarak uyarıma maruz kalması sonucu entelektüelleşmesi ve bununla beraber “kavramlaştırmaya” giderek ürettiği, Varlığı bölerek oluşturduğu “nesneleri” gerçek/gerçeği zannetmesidir. “Birbirlerinden ayrı” olarak kabul edilen birimler “nesne” olarak adlandırılır. “Kavramlaştırma” (ve isimlendirilmesi) olmazsa doğal olarak nesneler de olmayacaktır.

Doğa tek hücreli canlıların “sonsuz şimdi”yi yaşayan birkaç saniyelik kimyasal hafızasından 4 milyar yıllık süreçteki olağanüstü artışıyla insan beyninde bir ömrün sahip olduğu deneyimleri, düşünceleri, duyguları saklayan “holografik hafıza”da kendini deneyimlerken bulmuştur. Büyük bir ön-beynin getirisi İnsanda “Yüksek farkındalık” potansiyelini oluşturmuş, fakat bunun yanında yüz milyonlarca yıllık evrimsel dönüşümün ürünü olan içgüdüsel dürtüler ile de [...]

Beyin ve Zikir

Posted: 30/10/2008 in Berkay Özcan
Etiketler:

“Zikir” kelimesi sözlükte “anmak, hatırlamak” anlamlarına gelmektedir. Anmak, hatırlamak (=Zikir) yüzeysel bir tanımlama ile bir nesneyi veya özneyi “akla getirmek, düşünmektir“. “Zikretmek” bu anlamı dolayısıyladır ki yeryüzünde sadece “düşünme melekesine” sahip İnsãn türüne âit bir meziyettir.