<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Yorumsuz Blog - Arşiv II</title>
	<atom:link href="http://yorumsuzblog2.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com</link>
	<description>Referansımız özgür ve özgüN beynimiz, farkımız çoksesliliğimizdir !... Yorumsuz Blog&#039;un sahibi binlerce &#34;hiçkimse&#34;dir !...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Dec 2011 12:50:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='yorumsuzblog2.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Yorumsuz Blog - Arşiv II</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://yorumsuzblog2.wordpress.com/osd.xml" title="Yorumsuz Blog - Arşiv II" />
	<atom:link rel='hub' href='http://yorumsuzblog2.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>www.yorumsuzblog.org anısını canlı tutmak adına&#8230;</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2011/12/12/www-yorumsuzblog-org-anisini-canli-tutmak-adina/</link>
		<comments>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2011/12/12/www-yorumsuzblog-org-anisini-canli-tutmak-adina/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2011 12:50:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yorumsuzz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yorumsuzblog2.wordpress.com/?p=12780</guid>
		<description><![CDATA[<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=12780&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><a title="www.yorumsuzblog.org anısını canlı tutmak adına, zamansız-sonsuz boyutun kapısını açmak için..." href="http://feridhakki.blogspot.com/" target="_blank"><img class="aligncenter  wp-image-1282" title="www.yorumsuzblog.org anısını canlı tutmak adına, zamansız-sonsuz boyutun kapısını açmak için..." src="http://yorumsuzblog.files.wordpress.com/2011/12/fh-logo-830x215-2.jpg?w=490&#038;h=126" alt="www.yorumsuzblog.org anısını canlı tutmak adına, zamansız-sonsuz boyutun kapısını açmak için..." width="490" height="126" /></a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/12780/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=12780&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2011/12/12/www-yorumsuzblog-org-anisini-canli-tutmak-adina/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/3776aa2df5562d58354ac6f13e6949a2?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">YorumsuzBlog</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yorumsuzblog.files.wordpress.com/2011/12/fh-logo-830x215-2.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">www.yorumsuzblog.org anısını canlı tutmak adına, zamansız-sonsuz boyutun kapısını açmak için...</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kuantum ve Mistisizm</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/26/kuantum-ve-mistisizm/</link>
		<comments>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/26/kuantum-ve-mistisizm/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Nov 2010 06:08:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yorumsuzz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kevser Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[Mistisizm]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yorumsuzblog.org/?p=11797</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Bu yüzden tüm yaratılanlar “eşitlik ilkesine” tabidirler. Her yaratılan eşittir. Eşitlik varoluştadır, görünüşte değildir. Çeşitliliğin, farklılığın seçme özgürlüğü ilkesinden dolayı olması, eşitsizliği meydana getirmez. Tüm yaratılanlar özde eşittir, farklı boyutlarda, zamanlarda ve ortamlarda (platformlarda) farklılık ve çeşitlilik gösterir. Bu çeşitlilik ve farklılık onların eşit olmadığını asla göstermez.&#8221; *** Merkeze ne kadar yakınsan o kadar uzağa [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11797&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a rel="attachment wp-att-8831" href="http://yorumsuzblog2.wordpress.com/?attachment_id=8831"><img class="alignleft size-full wp-image-8831" src="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2010/05/kevser-yalcin.jpg" alt="" width="72" height="100" /></a>&#8220;Bu yüzden tüm yaratılanlar “eşitlik ilkesine” tabidirler. Her yaratılan eşittir. Eşitlik varoluştadır, görünüşte değildir. Çeşitliliğin, farklılığın seçme özgürlüğü ilkesinden dolayı olması, eşitsizliği meydana getirmez. Tüm yaratılanlar özde eşittir, farklı boyutlarda, zamanlarda ve ortamlarda (platformlarda) farklılık ve çeşitlilik gösterir. Bu çeşitlilik ve farklılık onların eşit olmadığını asla göstermez</em>.&#8221;<span id="more-11797"></span><br />
***</p>
<p><strong><em>Merkeze ne kadar yakınsan o kadar uzağa fırlarsın. Varlık bildiğinden sorumludur. Merkeze yaklaştıkça mesafe azalır fakat bilgi ve sorumluluk artar. Rikkat devri.</em></strong></p>
<p>Mistisizm dilsiz olmak, konuşmamak anlamındadır ve terim olarak da, ahlaken yücelme, ruhi saadete erme, görünenin ardındaki görünmeyeni idrak etme ve şuuruna varma, özdeki hakikati arama çabasıdır.</p>
<p>Her dinin mistik ve ruhani yönü vardır. İnsanlık varolduğundan beri nasıl dinler varsa, her dinin kendi içinde mistik ve ruhani tarafı da mevcut olmuştur. Fakat zamanla her dinde hakikati arama, ruhani ve mistik çalışmalar, çaba ve arayış farklılıklar göstermiştir. Farklılık da, medeniyetlerin birbirlerinden etkilenmesi, kültürlerin farklılık göstermesi sonucu doğmuştur.</p>
<p>Mistisizmin anlayışında, “tüm evren Yüce Yaratıcıdır ya da Yüce Yaratıcı tüm evrendedir” vardır.</p>
<p>Tüm mistik çalışmaların ana temeli “Yaradan”ın birliği üzerinedir. Yaradanın birliği ilkesi, Yüce yaratıcının bir olması yani, hem tek olması hem de tüm yarattıklarıyla bir-bütün olduğu ilkesidir.</p>
<p>Bir olmak hem eşi benzeri olmamak anlamında, hem de bir olmak yani bir bütün, tüm Yaradan ve yaratılan herşey sistemli halde bütünlüğü arzetmektedir, anlamına gelmektedir.</p>
<p>Yaradan birdir ve eşi benzeri yoktur, yarattıkları da birdir ve Yaradandan ayrı değillerdir. Çokluk ve çeşitlilik ise, varlığın “seçme özgürlüğü ilkesi”nden dolayıdır. Varlık kendi özüyle aynı, fakat seçme özgürlüğü ilkesi gereğince farklılık çeşitlilik arzeder. Farklılık ve çeşitlilik de birliği oluşturur.</p>
<p>Bu yüzden tüm yaratılanlar “eşitlik ilkesine” tabidirler. Her yaratılan eşittir. Eşitlik varoluştadır, görünüşte değildir. Çeşitliliğin, farklılığın seçme özgürlüğü ilkesinden dolayı olması, eşitsizliği meydana getirmez. Tüm yaratılanlar özde eşittir; farklı boyutlarda, zamanlarda ve ortamlarda (platformlarda) farklılık ve çeşitlilik gösterir. Bu çeşitlilik ve farklılık onların eşit olmadığını asla göstermez.</p>
<p>Kainattaki tüm düzen, eşitlik ve denge, seçme özgürlüğü ilkesinden dolayıdır. Çünkü her varlık, özündeki varlıksal ihtiyaca en uygun olanı seçer ve tatbik eder. Bir yaratılan diğer bir yaratılana herhangi bir müdahalede bulunamaz, engelleyemez, zarar veremez ve önüne arkasına geçemez, kimse kimseden ne üstündür ne de aşağıdadır, çünkü eşitlik ilkesi söz konusudur.</p>
<p>Eşitlik ilkesi, varlıksal irade ilkesini de bünyesinde taşır. Her yaratılanın varlıksal iradesi vardır. Ve bunu çeşitli boyutlarda ve zaman mevhumu olan her ortamda varlıksal iradesine en uygun seçimi yapar, eşitlik ilkesi özünde mevcut iken, çeşitlilik ve farklılık gösterir.  Her seçim, seçme özgürlüğü ilkesine tabidir, varlığın vazife iradesine uygundur. Çünkü özünde birlik ilkesi taşıyan varlık, tecrübe ve çaba göstereceği her ortamda vazifesini layıkıyla yerine getirmektedir.</p>
<p>Bu yüzden tüm varlıklar, bildiklerinden sorumludurlar. Bu da, varlık bildiğinden sorumludur ilkesine tabi olan varlığın, her türlü seçme özgürlüğü ilkesince çabasının sorumluluğunu taşıdığını gösterir.</p>
<p>Tüm yaratılanlar ancak bildiklerinden sorumludurlar. Bildiklerinin tatbikatını yapan varlık, tüm sorumluluğu da özünde taşımaktadır.</p>
<p>Tüm dinlerin ortak noktası, Yaradanın birliği ve sonsuz yaratma mevcudiyetine sahip olmasıdır.  Mayalarda da böyledir, Mu ve Atlantis dinlerinde de böyledir ve dünya üzerinde mevcut olan tüm dinlerde de böyledir. Yaradana verilen isimler her ne olursa olsun O, Mutlak Yaradan’dır, TEK’tir ve BİR’dir.</p>
<p>Klasik fizik kanunlarının geçerli olduğu zamanlarda, dünyayı, beş duyumuzla algılardık. Gördüğümüz, kokladığımız, tadını aldığımız, dokunduğumuz, duyduğumuz bir evrenimiz vardı. Oysa Kuantum kuramından sonra, duyamadığımız, dokunamadığımız, koklayamadığımız, göremediğimiz ve tadını alamadığımız evrenimizin esas bilinmesi gereken mistik taraflarının da olduğudur. Fakat mistikler bunu ellerinde herhangi teknolojik alet bulunmadığı zamanlarda, içsel çalışma ve ruhani çabalarla bu bilgileri zaten elde edebilmişlerdir. Şimdi bilimin yaptığı ise teknolojik çalışmalarla bu bilgileri teyid ettirme çabasıdır.</p>
<p>Çünkü göremediğimiz mikrop, virüs gibi bizi hasta edebilecek mevcut olanların dışında, maddenin yapı taşı olan bölünemez denilen atomun bile parçacıklardan oluştuğu ve bunların yerinin tespit edilememesi, olasılıklar üzerine kurulu madde alemi ortaya çıkmıştır. Olasılıklar diyoruz çünkü, parçacıkların ne yeri tespit edilebiliyor, ne de nasıl hareket ettikleri. Gözlemcinin nereye baksa orada gördüğü oynak parçacıklar, birbirleriyle mucizevi bir şekilde enerji ile bağlı oldukları ve sonsuz enerji ile haberleştiklerini artık biliyoruz. Bu da madde aleminin bir bütün ve bir olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Mistiklerin “Alemlerin aslı hayaldir” sözü ile Kuantumun keşfiyle maddenin %99’unun boş olması örtüşüyor olabilir. Fakat bu boşluk ve hayal sözcüklerinden şu anlaşılmamalıdır: Alemler boş yere yaratılmış ve hiçbir amacı yoktur. Maddenin de içi boşsa, biz niye yaşıyoruz bu dünyada. Boşu boşuna mı yaşıyoruz anlamı çıkmaktadır.</p>
<p>Madde atomlardan meydana gelmekte ve atomlar arasında, hatta atomaltı partiküllerde inanilmaz bir boşluk vardır. Bunun yanısıra, insanlar arasında da boşluk hatta gezegenler, güneş sistemleri, galaksiler arasında da boşluk mevcuttur.</p>
<p>19. Yüzyılın sonlarına doğru, bilim adamlarının varlığını ortaya koyduğu “esir”  atomun yapı taşıdır. Esir akıcıdır, nüfuz edicidir. Heryerdedir. Isı, ışık, elektrik ve sesin yayılması esirin varlığına en güzel delillerdir. Çünkü boşlukta ısı ve ışık yayılmaz. Tüm kainat, evren, en küçük zerresine kadar esir maddesiyle doludur.</p>
<p>Bu esir denilen madde, an zaman seviyesinde haberleşmeyi sağlamakta, kainatta herşey an zamanında haberleşmektedir. Bunu destekleyen ayet ise şöyledir:</p>
<p>&#8220;<em>Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, </em>(hatta) <em>bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak</em> (ve gizli)<em> olmaz.</em>&#8221; (Yunus, 61)</p>
<p>Bu muazzam boşluğu görünür kılan da enerjinin yayılımı, yoğunluğu ve hacmidir. Biz maddeyi boş olarak görmüyoruz. hacmi ve yoğunluğu ile bir bütün olarak görüyoruz.</p>
<p>Daha ne elektron mikroskobu ne de Kuantum keşfedilmemişken İslam alimi İmam Rabbani “<em>Maddenin içi, dolu gözüktüğü halde aslında boştur</em>” (İmam Rabbani, 1563-1624) diyebilmiştir.</p>
<p>Partikül teorisini dünyada ilk olarak belirten islam alimi Nazzam ise “<em>Madde, sonsuz denecek ölçüde parçalanabilir.</em>” (Nazzam, 792-845)</p>
<p>Atom altı parteküllerinden kuarklarla leptonlar, kuvvet taşıyıcı parçacıklar aracılığı ile etkileşime girerler ve görünür maddenin tümüne vücut verirler.</p>
<p>Madde moleküllerden, moleküller atomlardan meydana gelir, atomları oluşturan da elektron ve çekirdektir. Atomun isim babası Demokritos bölünemez dediği atomlar da bölünebilir çekirdek ve elektronlardan oluşmaktadır.</p>
<p>Kuantumun kanıtladığı maddenin %99’unun boş olması, bu boşluğun da esir maddesiyle kaplı olduğu gerçeği, ne kadar zerre ve daha küçük veya büyük olsa da hiçbirşey Rabbinden gizli ve uzak olamaz gerçeği ile bütün olarak düşünülmelidir. Bu boşluk, boş yere var olmamaktadır. Vardır, bütündür.</p>
<p style="text-align:right;"><strong>Kevser Yalçın</strong><br />
<a href="http://www.yorumsuzblog.org">www.yorumsuzblog.org</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11797/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11797&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/26/kuantum-ve-mistisizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/3776aa2df5562d58354ac6f13e6949a2?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">YorumsuzBlog</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2010/05/kevser-yalcin.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Acı Bedeni</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/19/aci-bedeni/</link>
		<comments>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/19/aci-bedeni/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2010 05:40:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yorumsuzz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Acı bedeni]]></category>
		<category><![CDATA[Eckhart Tolle]]></category>
		<category><![CDATA[KİŞİSEL GELİŞİM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yorumsuzblog.org/?p=11778</guid>
		<description><![CDATA[Acı beden, çoğu insanın içinde yaşayan yarı otonom bir enerji biçimidir ve duygulardan oluşan bir varlıktır. Acıktığında ve kendini yenileme zamanı geldiğinde, uykusundan uyanır. Buna ek olarak, herhangi bir zamanda herhangi bir olayla tetiklenerek de harekete geçebilir. En önemsiz olayı, birinin söylediği ya da yaptığı bir şeyi ve hatta bir düşünceyi tetik olarak kullanabilir. Eğer [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11778&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/eckhart-tolle1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-11780" title="Eckhart Tolle" src="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/eckhart-tolle1.jpg?w=614" alt=""   /></a>Acı beden, çoğu insanın içinde yaşayan yarı otonom bir enerji biçimidir ve duygulardan oluşan bir varlıktır.<br />
Acıktığında ve kendini yenileme zamanı geldiğinde, uykusundan uyanır. Buna ek olarak, herhangi bir zamanda herhangi bir olayla tetiklenerek de harekete geçebilir. En önemsiz olayı, birinin söylediği ya da yaptığı bir şeyi ve hatta bir düşünceyi tetik olarak kullanabilir.<span id="more-11778"></span></p>
<p>Eğer yalnız yaşıyorsanız ya da o sırada yakınınızda kimse yoksa, acı beden sizin düşüncelerinizle beslenir. Aniden, düşünce sisteminiz belirgin bir şekilde olumsuz hale gelir. Genellikle, bu olumsuz düşünce krizi başlamadan önce zihninize olumsuz bir duygu dalgasının girdiğini fark etmezsiniz; endişe ya da öfke gibi.</p>
<p>Bütün düşünceler enerjidir ve acı beden şimdi düşüncelerinizin enerjisiyle besleniyordur. Olumlu-olumsuz düşünceler; aynı enerjidir ama farklı bir frekansa sahiptir. Acı beden, mutlu ve olumlu bir düşünceyi hazmedemez.</p>
<p><img class="aligncenter" title="huzur" src="http://www.gnoxis.com/image.php?type=sigpic&amp;userid=83681&amp;dateline=1272465669" alt="" width="550" height="390" /></p>
<p>Her şey, sürekli hareket halinde olan enerji alanlarıyla titreşirler&#8230; Düşüncelerin kendilerine ait bir frekans alanı vardır ve olumsuz düşünceler daha alt seviyelerde kalırken, olumlu düşünceler daha üst seviyelere çıkar. Acı bedenin titreşim hızı, olumsuz düşüncelerin titreşim hızıyla aynıdır ve acı bedenin sadece olumsuz düşüncelerle ve duygularla beslenebilmesinin nedeni de budur.</p>
<p>Acı bedenden yayılan duygu, kısa süre içinde düşünce sisteminizi etkisi altına alır ve zihniniz acı bedenin kontrolü altına geçtiğinde, düşünce sisteminiz de olumsuz hale gelir. Kendinizi tamamen o sesin söyledikleriyle tanımlar, bütün bozuk düşüncelerine inanırsınız.O noktada, mutsuzluk bağımlılığı yerleşir.</p>
<p><img class="aligncenter" title="huzur-2" src="http://storage.msn.com/x1pxOYwqu4SjF566kSwljlUKYEYjY3Uqim_a1l4k1yK_EwXPTHT80Z0ecK6kVH8MKrfUnBmC4ohX2ZPG963XF5AiCzhi3VSt4h8-T7ddJiExOs6gM2MtOedQOWylH-CB07kjKWxX4EPVUByYMlu-Xx_0XCLMu70cJki" alt="" width="550" height="420" /></p>
<p>Sorun olumsuz düşünce trenini durduramamanız değildir; durdurmak istememenizdir. Acı beden için, acı zevktir. Bütün olumsuz düşünceleri iştahla yutar. Aslında, şimdi zihninizdeki ses, acı bedenin sesidir. Acı beden ve düşünce sisteminiz arasında kötücül bir döngü oluşur. Birkaç saat ya da birkaç gün sonra, kendini tazeleyip beslenmesini tamamlayarak uykusuna geri döner ve arkasında enerjisi tükenmiş bir organizma ve hastalıklara karşı daha açık bir fiziksel beden bırakır. Eğer bu size psişik bir asalak gibi göründüyse, haklısınız, çünkü gerçekten öyledir&#8230;</p>
<p><strong>Eckhart Tolle </strong></p>
<p><em>Alıntı yapılan kitap: <strong>Var Olmanın Gücü, </strong></em><strong><em>Eckhart Tolle </em></strong></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11778/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11778&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/19/aci-bedeni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/3776aa2df5562d58354ac6f13e6949a2?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">YorumsuzBlog</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/eckhart-tolle1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Eckhart Tolle</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.gnoxis.com/image.php?type=sigpic&#38;userid=83681&#38;dateline=1272465669" medium="image">
			<media:title type="html">huzur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://storage.msn.com/x1pxOYwqu4SjF566kSwljlUKYEYjY3Uqim_a1l4k1yK_EwXPTHT80Z0ecK6kVH8MKrfUnBmC4ohX2ZPG963XF5AiCzhi3VSt4h8-T7ddJiExOs6gM2MtOedQOWylH-CB07kjKWxX4EPVUByYMlu-Xx_0XCLMu70cJki" medium="image">
			<media:title type="html">huzur-2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnsanın Sınırları-Beyin Gücü (2)</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/19/insanin-sinirlari-beyin-gucu-2/</link>
		<comments>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/19/insanin-sinirlari-beyin-gucu-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2010 05:11:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yorumsuzz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yorumsuz Video]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin-Gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Rüya]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanın sınırları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yorumsuzblog.org/?p=11786</guid>
		<description><![CDATA[(&#8230;)Jean-Luc, ölüme mahkum olduğunu anlayınca, bir ileti kaydeder. Ama umudu azaldıkça, Jean-Luc&#8217;un beyni yiyecek olmadan hayatta kalabilmesi için taktik değiştirir. Yakıt depolarını tüketince bedeni daha da verimli hale gelir. Bu da onu yavaşlatır. Artık kasları daha az enerji harcamaktadır. Ve tüm iç organları da. Yeni hücreler daha yavaş büyür. Gereksiz olanlar; tırnaklar, saç, neredeyse büyümez. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11786&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/beyin-gucu-21.jpgwp-content/uploads/2010/11/beyin-gucu-1.jpg"></a><a href="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/beyin-gucu-21.jpg"><img class="size-full wp-image-11789 alignleft" title="beyin-gucu-2" src="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/beyin-gucu-21.jpg?w=614" alt=""   /></a>(&#8230;)Jean-Luc, ölüme mahkum olduğunu anlayınca, bir ileti kaydeder.</p>
<p>Ama umudu azaldıkça, Jean-Luc&#8217;un beyni yiyecek olmadan hayatta kalabilmesi için taktik değiştirir.</p>
<p>Yakıt depolarını tüketince bedeni daha da verimli hale gelir.<br />
Bu da onu yavaşlatır.</p>
<p>Artık kasları daha az enerji harcamaktadır.<br />
Ve tüm iç organları da.<span id="more-11786"></span></p>
<p>Yeni hücreler daha yavaş büyür.<br />
Gereksiz olanlar; tırnaklar, saç, neredeyse büyümez.</p>
<p>Jean-Luc, aç kalan hayvanları yemek bulana kadar hayatta tutmak için evrilen bir hayatta kalma durumuna girer.</p>
<p>Sınırlarımızda gezinirken devreye giren bu zoraki verimliliğin daha büyük etkileri da olabilir.</p>
<p>Bazıları bunun daha uzun yaşamamızı sağlayabileceğini söylüyor.</p>
<p>* * *</p>
<p>Jean-Luc&#8217;un beyni son, umutsuz bir plan yapar.</p>
<p>Beyni, Jean-Luc&#8217;un bedenine kendini yemesini emreder.</p>
<p>Beyninden salgılanan bir hormon karaciğerini uyarır ve kimyasalların salgılanmasını başlatır.</p>
<p>Bu kimyasallar bedendeki yağı çoktan parçalamıştır.</p>
<p>Şimdi de proteinleri, yani Jean-Luc&#8217;un kaslarını, kalan son enerji kaynağını parçalamaya başlar.</p>
<p>* * *</p>
<p>(&#8230;)Ama çaresiz bir beyin için hiçbir şey önemli değildir.</p>
<p>Çalışmaya devam edebilmek için, kalp kasınızın yakılmasına bile izin verebilir.</p>
<p>Beyninizin ve kırmızı kan hücrelerinizin ihtiyaç duyduğu gerekli şekeri üretmek için bedeninizdeki şekeri yemeniz, gerçek anlamda yemeniz gerekiyor.</p>
<p>Jean-Luc için, beyninin yüksek riskli taktiği mucizevî bir şekilde işe yarar.</p>
<p>Mahsur kaldıktan <strong>otuz beş gün</strong> sonra arama ekibi onu mağaranın ağzından iki yüz metre içeride bulur.</p>
<p>Çektiği bu çile ona yirmi kilodan fazla yağ ve kasa malolmuştur, ama beyni gayet iyi durumdadır&#8230;<br />
&#8230;<br />
..<br />
.</p>
<h3>İnsanın Sınırları-Beyin Gücü (2)  <span style="color:#808080;">- Human Body-Pushing The Limits: Brainpower (Part. 2)</span></h3>
<p>(Language: English)</p>
<p><span style="color:#808080;">The driving force behind every one of us is the most powerful organ in the natural world: the human brain. Our central processing unit generates as many electrical impulses in a single day as all the telephones in the world combined. With new state-of-the-art imagery of this complex, mysterious machine, we reveal how our brain accelerates when faced with intense stress or danger, and taps into its deepest layers to unlock prehistoric survival instincts.</span></p>
<p>(<strong>Video Türkçe altyazılı</strong>)</p>
<p><a href="http://www.dailymotion.com/swf/video/xfolbe?additionalInfos=0">http://www.dailymotion.com/swf/video/xfolbe?additionalInfos=0</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11786/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11786&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/19/insanin-sinirlari-beyin-gucu-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/3776aa2df5562d58354ac6f13e6949a2?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">YorumsuzBlog</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/beyin-gucu-21.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">beyin-gucu-2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Necat</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/17/necat/</link>
		<comments>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/17/necat/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2010 05:59:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yorumsuzz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nur Nihan]]></category>
		<category><![CDATA[Necat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yorumsuzblog.org/?p=11724</guid>
		<description><![CDATA[Necat; kurtuluştur  hayatımızdaki nirengi noktalarında. Öğrenci için, bir an evvel okulu bitirmek. Bitiren içinse iyi bir işe yerleşmektir necat. İşe giren evlenir, bekarlıktan necat bulmak için. Evlenir çocuk olur, başka necat… Her necat gerçek kurtuluşu getirmediğinden bir sonraki, bir sonraki der, dururuz. Koştururuz… Yaş kemale erer kimilerimizde… Kimilerimizde ise baş. Aramanın kemal yaşı, kemal başla [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11724&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-11174" href="http://www.yorumsuzblog.org/kolelik-kolay-hurluk-zor/yorumsuz-okur-yazar-nur-nihan"><img class="alignleft size-full wp-image-11174" title="Nur Nihan" src="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2010/10/yorumsuz-okur-yazar-nur-nihan.jpg" alt="" width="72" height="100" /></a>Necat; kurtuluştur  hayatımızdaki nirengi noktalarında.</p>
<p>Öğrenci için, bir an evvel okulu bitirmek.</p>
<p>Bitiren içinse iyi bir işe yerleşmektir necat.</p>
<p>İşe giren evlenir, bekarlıktan necat bulmak için.</p>
<p>Evlenir çocuk olur, başka necat…<span id="more-11724"></span></p>
<p>Her necat gerçek kurtuluşu getirmediğinden bir sonraki, bir sonraki der, dururuz. Koştururuz…</p>
<p>Yaş kemale erer kimilerimizde…</p>
<p>Kimilerimizde ise baş.</p>
<p>Aramanın kemal yaşı, kemal başla birleştiğinde, &#8220;ruh’da zaman yoktur&#8221; hükmü yaşanır.</p>
<p>İlmihal ölçüleriyle yola revan olunur, necatı ise, cennettir.</p>
<p>Tarikatın kurtuluşu <strong>[</strong>tasavvufi anlamda kurtuluş<strong>]</strong> ise  daha büyük. Duygulu şeriattır. Coşkun duygularla yaşanan cennet ise daha mühim. “<a href="http://kuran-b-meal.blogspot.com/2010/09/36-yasin-suresi.html" target="_blank"><em>İnne ashabel cennetil yevme fiy şüğulin fâkihun;</em></a><br />
<strong>Muhakkak ki O Gün, cennet ashabı şuğul (</strong>cennet ni’metleriyle meşguliyet?<strong>) içinde fakihlerdir (</strong>hoşnud, mutlu, lezzetlenmekte olanlar<strong>).</strong>”<em> (Yasin/55)</em></p>
<p>Necat kavramının somutlaştığı Arif-i billah’ı bulduğumuzda, kıpırtı daha doğrusu zati siryan gelmeye başladığında “farkındalığın ışığı” yanar.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim’de ADEM peygamberle ilk necat işareti verilmiştir. Nasıl?&#8230;</p>
<p>Toprak olan aslına “ruh” üflenmiştir. Ana karnında üflenen ruh da budur, necat da budur.</p>
<p>İDRİS as. ise nefsiyle ilgili çok ağır riyazat yapıyordu ki, nefsinden fena bularak “mekanen aliyyen” e yükseltildi. Kurtuldu.</p>
<p>NUH as. devresinde ise diğer iki peygamberin kendilerinde oluşan necat’ına karşın kavmine verdiği (batında esmalarımıza karşı) mücadele söz konusudur.</p>
<p>Nuh as.ın mertebesini “kişinin buluğ çağına kadar nefsi bir benlik oluşturması” devresi diyebiliriz&#8230;</p>
<p><em>&#8220;BEN diye tanımlanan birimimizde çocukluğumuzdan itibaren insan ilişkilerine dair küçük adacıklar oluşmuştur. Zamanla bu adacık denen yap-boz parçacıkları o kişide alt kişilikler oluşturur. İşte bu benliğin üstlendiği rol neyse, dünyaya bakışımız öyledir.”</em> (Alıntı)</p>
<p>Nuh tufanı bizde “nefsin arzuları” şeklinde oluşan hayat görüşümüzü süpürür gider. Ama önce;</p>
<p>“Nuh” olan akıl, nefsaniyete yönelen esmalarına seslenir. Yani uyarılmadan “bela” gelmez.</p>
<p>“<a href="http://kuran-b-meal.blogspot.com/2010/09/71-nuh-suresi.html" target="_blank"><em>Enı`budullahe vettekuhu ve etiy`un;</em></a><br />
<strong><em>Allah’a ibadet edin, O’ndan ittika edin ve bana itaat edin (</em></strong><em>ilahi hükümlere uyun<strong>)” </strong></em><em>(Nuh s./3)<br />
</em></p>
<p>Nefsaniyyetin en belirgin özelliği “Allah’a kulluktan ayrılmak”tır. Sonrasında Allah inancı yerine koyacağımız arayışlar vardır. Eğer hedefimiz Hak’ka, Hak’da ve Hak’la olmaksa, ayağımız kaymaz tek şartla; Nuh as.ın yaptığı rehberlik misalindeki gibi bir arif-i billah’ın gelmesi.</p>
<p>Nuh as.ın “necat”ında esmalarımızın cevabı hayli ilginçtir:</p>
<p><em>“</em><a href="http://kuran-b-meal.blogspot.com/2010/09/71-nuh-suresi.html" target="_blank">Ve kalu la tezerunne alihetekum ve la tezerunne vedden ve la suva`an ve la yeğuse ve ye`uka ve nesra;</a><br />
<strong>Ve dediler ki: “<em>İlahlarınızı sakın bırakmayın!&#8230; Vedd’i, Süva’i sakın bırakmayın&#8230; Yağüs’u, Yauk’u ve Nesr’i de (</em></strong><em>bırakmayın<strong>)”</strong></em><strong>.</strong><em></em><em> (Nuh/23)</em></p>
<p>İnsanın içini ürperten bu cevap,</p>
<p>Rahman sureleri:</p>
<p>26-) “<a href="http://kuran-b-meal.blogspot.com/2010/09/55-rahman-suresi.html" target="_blank"><em>Küllü men `aleyha fan;</em></a><br />
<strong>Arz’da (</strong>bilinçli<strong>) kim varsa hepsi fanidir (</strong>nefs ölümü tadar, nesnel alem dönüşümler halinde devam eder<strong>)</strong><em><strong>”</strong></em><strong>.</strong></p>
<p>27-) “<a href="http://kuran-b-meal.blogspot.com/2010/09/55-rahman-suresi.html" target="_blank"><em>Ve yebka vechu Rabbike ZülCelali vel`İkram</em><em>;</em></a><br />
<strong>ZülCelal-i vel’İkram olan Rabbinin vechi Baki kalır</strong><em><strong>”</strong></em></p>
<p><em></em><strong> </strong>ayetleriyle kökünden silinmeye mecburdur ve ayrıca İlahi rabıtadan kopan insanın kendine yabancılaşmasını da gösterir.</p>
<p>Bir de nefsi emmarenin altlarına yolculuk yaptıkça (irfan ehli; “emmareye gelmek dahi büyük bir iştir” der.) şer potansiyeli katlanarak artar.</p>
<p>En büyük şer ise; hayalde yaşamaktır. Hayali yıkan amiller ise sel, deprem, yangın, ölüm… gibi ayağımızı yere bastıran, kuyuya çakıldığımızın TAK sesidir.</p>
<p>İbrahim as.daki en önemli necat, ateşten kurtulmadır.</p>
<p>Fakat bu mertebenin hususiyetleri başkadır.</p>
<p>Mesela; Vechini uluhiyyete teslim eden kişiye hullet/dostluk elbisesi giydirilir.</p>
<p>Varlığını esmai ilahiyeler kaplamış olanın yaşantısı artık fiiller olur. Yaşantısı dolayısıyla o esmaların manaları ve fiilleri olmuş olur.</p>
<p>İbrahim as.da ilk defa toplu halde esmalar bulunuyordu. Cem olunan esmalara “ümmet” denir. Her varlıkta hakk müşahede edilir.</p>
<p>Bu durumda;</p>
<p>Zahiren şirk ortadan kalkmış olur. Ve hanif olunur.</p>
<p>“O zamana kadar her varlık kendine aitti, zuhur mahalli değildir” biliniyordu. İbrahim as. mertebesinde “her mahalde Hakk’ın zuhuru olduğu” anlayışına kavuşulursa tevhid-i ef’al olur.</p>
<p>Musa as.da yürüme vardır, çıkma vardır. Geceleyin yola çıkmak, denizden geçmek ve Tur-u Sina&#8217;ya yükselmek necattır ve başka bir neş’edir.</p>
<p>“Ve eyyednahu bi ruhil kuds” <strong>[</strong>Biz onu ruhul kudusle destekledik<strong>]</strong> başlı başına beşeriyyetten kurtulup gök ehli olmanın necatıdır.</p>
<p>“Vema erselnake illa rahmetel lil alemin”<strong> [</strong>Ve biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik<strong>]</strong> ise Hakikat-i Muhammed-i’nin bir necatıdır.</p>
<p>Nasıl?</p>
<p>Beka-bi (beka billah) yaşamıdır.</p>
<p>Fiillerin eksisi, artısı olmaz. Çünkü Hakla seyredersin.</p>
<p>Varlıkların ismi kalkar aradan, Hakla hak olursun.</p>
<p>Men’iyyett ve şey’iyyetteki güç, kuvvetin olmadığını gördüğünde “ve eyyednahü”yü yüklerler. Kabz ve bast hallerinden geçiverirsin. Ateş, hava,su, toprak etkisi de geçer gider.</p>
<p>Ezel-ebed, zahir-batın birleşir Hak’la.</p>
<p>Artık ne gelme vardır ne gitme. Hem gelme hem gitmedir bu.</p>
<p>İç dıştır, dış iç.</p>
<p>Gah çıkarsın gökyüzüne seyredersin alemi, Gah inersin yeryüzüne seyreder alem seni…</p>
<p style="text-align:right;"><strong>Nur Nihan</strong><br />
<a href="http://www.yorumsuzblog.org"> www.yorumsuzblog.org</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11724/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11724&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/17/necat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/3776aa2df5562d58354ac6f13e6949a2?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">YorumsuzBlog</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2010/10/yorumsuz-okur-yazar-nur-nihan.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Nur Nihan</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İsmimin Halleri</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/15/ismimin-halleri/</link>
		<comments>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/15/ismimin-halleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2010 04:59:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yorumsuzz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muhammed Vahit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yorumsuzblog.org/?p=11749</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İçimden bir ses diyor ki, ruhun ve bedenin ayrı ayrı kaderleri var… Daha doğrusu madde ve mananın ayrı seyri, ayrı oluşa gelişi, ayrı nasipleri var… Mesela benim ruhumun nasibi ile bedenimin nasibi farklı farklıdır… Neden mi böyle düşünüyorum… Çünkü bedenim inşaa edilirken, ruhum henüz doğmamıştı veya daha basit söyleyeyim; ikisi aynı anda yarışa başlamadılar…&#8221; Bilirsin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11749&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-10210" href="http://www.yorumsuzblog.org/receb-saban-ramazan/muhammed-vahit"><img class="alignleft size-full wp-image-10210" title="Muhammed Vahit" src="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2010/08/muhammed-vahit.jpg" alt="" width="72" height="100" /></a><em><strong>&#8220;İçimden bir ses diyor ki, ruhun ve bedenin ayrı ayrı kaderleri var… Daha doğrusu madde ve mananın ayrı seyri, ayrı oluşa gelişi, ayrı nasipleri var…</strong></em></p>
<p><em><strong>Mesela benim ruhumun nasibi ile bedenimin nasibi farklı farklıdır…</strong></em></p>
<p><em><strong>Neden mi böyle düşünüyorum…</strong></em></p>
<p><em><strong>Çünkü bedenim inşaa edilirken, ruhum henüz doğmamıştı veya daha basit söyleyeyim; ikisi aynı anda yarışa başlamadılar…&#8221;</strong></em><span id="more-11749"></span></p>
<hr size="0" />
<p><span style="font-size:17pt;">B</span>ilirsin veya vardır ezberinde, ismin hallerine dair bir sınıflandırma…</p>
<p>-Yalın Hali<br />
-E Hali veya A Hali de denir…<br />
-İ Hali<br />
-De Hali<br />
-Den Hali</p>
<p>Bir isme sahip olan her ne varsa, mutlaka bu 5 halden birinden birine geçme halindedir… Sabit kalma diye bir şey sözkonusu değil, olamaz da…<!--more--></p>
<p>Şu an ne haldesin bilmiyorum ama bir genişlikse daralacak, bir darlıktaysan genişlik bulacaksın… Er ya da geç…</p>
<p>Tasavvufa dair ne varsa hepsi farklı idrak seviyelerine yapılmış hakikati izahlar bütünü…</p>
<p>Kimi akıllıdır, hikmetli sözler ve sistemli eylemler onu cezbeder&#8230;Kimi hayalperesttir, fantastik şeylere bayılır…</p>
<p>Kimi karamsardır, sürekli vehim yapar, zehreder kendine hayatı… Belki de öyle daha mutlu oluyordur… Bize göre hayatı zehrolsa da kendisinin istediği gibi oluyor ya, bize ne…</p>
<p>Kimi sevgi dolu, gözleri ışıl ışıldır… Her zaman birileri için koşuşturur bulursun onu veya güzel gülümsemesine hayran kalırsın…</p>
<p>Kimi vardır, aklı kıt, anlayışı noksandır, anlayamadığı için mevcut sistemi; sürekli isyan eder görürsün…</p>
<p>Kimi ise farkındadır herşeyin, ama etrafındakilerin uyku hali onu celallendirir, o hiç gelemez bayağı şeylere, istemsiz kırıp döker…</p>
<p>Ve kimi vardır, seyreder… Olup bitenleri yorumlamadan, ama kendi fiilini de yapmaktan geri durmadan…</p>
<p>Amacım şimdiye kadar söylenmişleri söylemek değil veya etkileyici kelam etmek de değil…</p>
<p>İçimden bir ses diyor ki, <em>ruhun ve bedenin ayrı ayrı kaderleri var</em>… Daha doğrusu madde ve mananın ayrı seyri, ayrı oluşa gelişi, ayrı nasipleri var…</p>
<p>Mesela benim ruhumun nasibi ile bedenimin nasibi farklı farklıdır…</p>
<p>Nedenmi böyle düşünüyorum…</p>
<p><strong>Çünkü bedenim inşaa edilirken, ruhum henüz doğmamıştı veya daha basit söyleyeyim; ikisi aynı anda yarışa başlamadılar…</strong></p>
<p>Biri çıkıp bana Hak&#8217;ta aynı anda varlar ve aynı anda başladılar demesin, gülerim cehaletine…<br />
Tafsili bilmiyor sayarım, tenzili anlamamış derim…</p>
<p>Halbuki bilinenin aksine, Birlikten ayrışmaya devam ediyoruz…</p>
<p>Buna da itirazı olan olacak, senin ayrışma gördüğün hayal diyecek…</p>
<p>Ben de onu bu kibirli ve ukala tavrından dolayı kendi haline bırakırım…</p>
<p>Oldu bittiye getirmek istiyor kimileri…</p>
<p>Bu budur deyip, sonra da keyfince sefasını sürmek istiyor… Köşk, huri, şaraplar, çalsın sazlar oynasın kızlar diye temsilen anlatılan şey bu değil de nedir…</p>
<p>Neyse, kim ne düşünür kendi bilir…</p>
<p>Ama ben ruhumun ve bedenimin kaderini seyre devam ediyorum…</p>
<p>Güne başlarken acaba önce hangisiyle gıdalanıyorum diye gözetleme makamında dururum…Ve bilirimki nasıl başlarsa öyle gider… O nedenle sabah salatına iştahla gider… Sankisi olmayan ilk ikame ediş hevesiyle…</p>
<p>Birileri varsa yolalmak isteyen, beraberce alalım o yolu…</p>
<p>Sonsuz parçaya ayıralım kendimizi… Ve hepsinin kaderini, nasibini seyredelim…</p>
<p>İşin hakikat yönü, yani acı olan, yakan gerçek tarafı şu ki…</p>
<p><strong>Hepsinin kaderi, benim kaderim oluyor… Yani başka bir ifadeyle, KADERimiz BİR, ama biri kalkıp ta bu benim kaderim diye idda edemiyor… BİN KADER var KADERDEN içerü…</strong></p>
<p>Bedenim, ruhum, aklım, hayalim, gözlerim, egom, bacaklarım, ellerim, makatım, kıllarım, dudaklarım vs…vs…</p>
<p>Kontrol kimde…</p>
<p>Aptalca bir soru değil mi, kontrol da kader gibi… Hem bende, hem bendeki her şeyde…</p>
<p>İbadetlere yoğunlaştıkça, farklı idraklarla temas ettikçe, yoğunlaştıkça kendinden  kendine… İşte böyle oluyor…</p>
<p>Artık diğer insan birimlerinden veya diğer yaratıklardan seni ayıran farkı iyice görür olursun…</p>
<p>Yani meşhur ifade ile; erersin mertebene…</p>
<p>Bu herkes için kaçınılmaz bir süreç…</p>
<p>Herkes erecek mertebesine ve tıpkı bir narın taneleri gibi aralara şeffaf perdeler çekilecek…</p>
<p>Şu anda da öyle zaten…<br />
Biri acı biri tatlı iki su, birleşirler ama arada bir perde vardır, karışmazlar…</p>
<p>Uyanık kalmaya bak…</p>
<p>Bütün her şey uyanık kalmak için…</p>
<p>Yoksa olağanüstü şeyler bekleme…</p>
<p>Ya da bekliyorsan,o zaman bil ki…</p>
<p>En olağan üstü şey UYANIK OLMAK ve BUNU SÜRDÜREBİLMEK…</p>
<p>Sevgiyle…</p>
<p style="text-align:right;"><strong>Muhammed Vahit</strong><br />
<a href="http://www.yorumsuzblog.org"> www.yorumsuzblog.org</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11749/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11749&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/15/ismimin-halleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/3776aa2df5562d58354ac6f13e6949a2?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">YorumsuzBlog</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2010/08/muhammed-vahit.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Muhammed Vahit</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kuantum Hakkında Denemeler (2)</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/12/kuantum-hakkinda-denemeler-2/</link>
		<comments>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/12/kuantum-hakkinda-denemeler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Nov 2010 05:52:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yorumsuzz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sibel Atasoy]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum Benlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum Fiziği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yorumsuzblog.org/?p=11489</guid>
		<description><![CDATA[(&#8230;)Dünyaya gelen bir bebek, çekirdek bir benlik olarak gelir, hiçbir deneyimi yoktur. Kuantum dilinde bebeğin dalga fonksiyonu annesininkiyle hemen hemen tamamıyla çakışmış durumdadır ve yansımalı özdeşlik ilişkisi içindedir. Bebek annenin ipliğiyle kendi benliğini örmeye başlar. Annenin dış dünyaya yanıtlarını, algılarını, duygularını, kaygılarını alır ve kendi kuantum hafıza sistemine dahil eder. Bunlar onun yapı taşlarıdır ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11489&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2010/06/sibel-atasoy-2.jpg"><img class="size-full wp-image-9425 alignleft" title="Sibel Atasoy" src="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2010/06/sibel-atasoy-2.jpg" alt="" width="72" height="100" /></a>(&#8230;)Dünyaya gelen bir bebek, çekirdek bir benlik olarak gelir, hiçbir   deneyimi yoktur. Kuantum dilinde bebeğin dalga fonksiyonu   annesininkiyle hemen hemen tamamıyla çakışmış durumdadır ve yansımalı   özdeşlik ilişkisi içindedir. <strong>Bebek annenin ipliğiyle kendi benliğini örmeye başlar</strong>.   Annenin dış dünyaya yanıtlarını, algılarını, duygularını, kaygılarını   alır ve kendi kuantum hafıza sistemine dahil eder. Bunlar onun yapı   taşlarıdır ve beyindeki sinir yollarının oluşumunu etkilerler&#8230;<span id="more-11489"></span></p>
<hr size="0" />
<p style="text-align:right;"><a href="http://www.yorumsuzblog.org/kuantum-hakkinda-denemeler-1">1. Bölüm</a></p>
<p><strong>26. Hücre zarları kendilerini B_E Yoğunluğuna getirecek yeterlilikte  titreştiklerinde, doğada en tutarlı düzen şekli olan bozulmamış  bütünlüğün düzenini yaratırlar. Bu belki de </strong><strong>yaşamın, termonidamiğin ikinci kanununu (entropi) çiğnediği mekanizma olabilir.</strong></p>
<p>27. Son derece bütünleşmiş zihin/beden ilişkisinde dalga/parçacık  ikiliği iyi bir metafor oluşturur. Fakat bilincin, beynin kuantum  sistemindeki tutarlı sanal foton düzeninden (B_E Yoğunluğu) doğduğu  fikrine bakılırsa bu, metafordan daha fazla bir şeydir.</p>
<p><strong>28. İki ya da daha fazla parçacıkla herhangi bir kuantum sisteminde  her parçacık, hem “şeylik” hem de “bağıntılılık” özelliğine sahiptir.  Birincisi parçacık olmasından, ikincisi de dalga olmasından kaynaklanır.</strong></p>
<p><strong>Örneğin Newton’un bilardo topları birbirlerine çarpıp, durum ve  momentumlarını değiştirirler, ancak bu “dışsal” bir ilişkidir. Davranış  biçimlerini etkiler fakat içsel özelliklerini değiştirmezler. Aralarında  ceryan eden güçlere rağmen, yuvarlaklıklarını, sıçrama özelliklerini  koruyup her biri kendi kütle, durum ve momentumuna sahip olan ayrı birer  blardo topu olarak kalır.</strong></p>
<p>29. Bu çeşit “içsel” ilişki ancak kuantum sistemlerinde vardır ve buna <strong>ilişkisel holizm</strong> denir.</p>
<p>Bilinci bu yoldan görmenin ilginç yanı, insanın genel şeyler planındaki yeriyle ilgili önemli bir şey söylemesidir.</p>
<p><strong>30. İnsan beynindeki dalga düzenlerinin korelasyonuyla, basit bir  kuantum sistemindeki iki proton ya da elektronun dalga yönleri  arasındaki korelasyon aynıdır. Çok önemli bir anlamda </strong><strong>bilincimiz temel kuantum parçacıkları arasındaki ilişkinin büyük ölçekte yazılmış halidir.</strong></p>
<p>31. Bilincin özü olan ilişkisel holizm aynı zamanda sanat ve  hakikatin de özüdür. Böyle bir bütünlükle fiziksel dünya arasındaki  köprü, sonunda her birinin dalga/parçacık ikiliği içinde kökenine  inilerek anlaşılabilir.</p>
<p><strong>32. Bilince, maddenin temel bir parçası gibi davranarak kökenine  inilmez; çünkü ortada iki ya da daha fazla parçacığın ilişkisi söz  konusudur. Bilinç özünde ilişkiseldir (bağıntısal) ve oluşabilmesi için  en azından iki şeyin bir araya gelmesi gerekir.</strong></p>
<p><strong>Tango yapmak için iki kişi gerekir.</strong></p>
<p>33. Doğada parçacıklar iki temel çeşitte vardır: Fermionlar ve  Bozonlar. Fermionlar maddeyi oluşturmak için birleşen parçacıklardır  (elektron, proton ve nötron) ve bunlar anti sosyaldirler. Bunların dalga  fonksiyonları kısmen birbiri içerisine geçer ama asla tamamıyla bir  geçiş sağlamazlar, yani bir dereceye kadar kendi başlarınadırlar.</p>
<p><strong>34. Diğer taraftan Bozonlar (fotonlar, W parçacığı ve nötr Z parçacığı, gluonlar ve gravitonlar) ilişki parçacıklarıdır. </strong><strong>Bunlar evreni birbirine bağlayan gücü taşıyan parçacıklardır. Dalga fonksiyonları öylesine iç içe geçer ki, birbirlerinin kimliklerini paylaşıp kendi bireyselliklerinden vazgeçerler.</strong></p>
<p>35. “Ben” diye ifade ettiğimiz kendimiz, yani kuantum benlik,  yeterince gerçek fakat zaman zaman net olmayan ve düzensiz değişen  sınırlara sahip, bir yerden bir yere kayan bir şeydir.</p>
<p><strong>36. Parfit, insanın geçmişini, her biri birbirine “fiziksel ve  psikolojik bağlılık” derecesinde bağlı ardıl özelliklerden oluşmuş bir  zincir olarak görür. Bir beyin durumuyla öteki arasındaki yakın sinirsel  bağların beslediği fiziksel bağlılık kısa ömürlüdür. Çünkü beyni  meydana getiren atomlar değişir.</strong></p>
<p>37. Benler arasında hafızanın beslediği psikolojik bağlılık fani bir  şeyin merhametine kalmıştır. Ve hafızayı azaltarak ya da yok ederek  benlikler arası bağlantıyı azaltıp yok ederiz.</p>
<p><strong>38. Psikologlara göre “şimdi” en fazla oniki saniyeye kadar geçen  zaman dilimidir ve farkındalığımızın bir birleşik bütün olarak  hazmedebileceği deneyimin genişliğini temsil eder.</strong></p>
<p>39. “Şimdi” geçmiş içinde yok olup giderken o zaman “ben” olan  benlik, beynin uzlaşımsal hafıza sistemine “geçmişte bir anı” olarak  kaydedilir. Kuantumcu görüşe göre; bir an önce ben olan benlik, her yeni  deneyimin sonucunda oluşan yeni dalga fonksiyonlarının kendi dalga  fonksiyonu ile çakışması yüzünden, aynı zamanda hem bir sonraki “şimdi”  hem de gelecek benliğimle bağlantılıdır.</p>
<p><strong>40. Geçmiş anıları yeniden yaşarken kuantum benlik iki cephede  yaratıcıdır. Bir yandan geçmişe yenilenmiş hayat ve anlam vererek onu  canlandırır, diğer yandan da her an kendini yeniden yaratır.</strong></p>
<p>41. “Biz”in fiziksel olarak nasıl olup da hem “ben” hem de “sen”in  bir bileşimi hem de kendine ait özellikleri olan yeni bir şey  olabildiğini görmemiz gerek. Böylesi birey bileşimlerinin klasik fizikte  yeri yoktur ama bunun kuantum fizikte bir kural olduğunu biliyoruz.</p>
<p><strong>42. Kuantum sistemler birbirlerinin içine girip Newton’un bilardo  topları için söz konusu olmayan türden yaratıcı ve içsel bir ilişki  oluşturabilirler. Kuantum sistemleri “buluşur” ve bu buluşmalar yoluyla  evrim geçirirler.</strong></p>
<p>43. Evrenin evrimini sağlayan tek şey maddenin dalga yanı ve yeni bireylerin yaratılışıdır.</p>
<p><strong>44. Dalga/parçacık ikiliği içinde parçacık ve dalgalar arasındaki  gerilim, olmakla oluşmak arasındaki gerilimdir. Bu kendi içimizdeki  “ben” ve “ben olmayan” arasındaki, kendimizi kendimize saklamak ve  mahrem ilişkilere girmek arasındaki gerilim, olduğumuz gibi kalmakla  yeni bir şey olmak arasındaki gerilime benzer. Her ikisinin de anahtarı  kuantum dalga mekaniğidir.</strong></p>
<p>45. Kişi olarak her birimiz kuantum alt-benlikler topluluğu olmakla  beraber tek bir benliğizdir. Kendi alt-benliklerimizle içsel  diyalogumuzu, benliklerimiz ve ötekiler arasındaki bir diyalogla  karşılaştırdığımızda bunu görürüz.</p>
<p><strong>46. Dünyaya gelen bir bebek, çekirdek bir benlik olarak gelir, hiçbir  deneyimi yoktur. Kuantum dilinde bebeğin dalga fonksiyonu  annesininkiyle hemen hemen tamamıyla çakışmış durumdadır ve yansımalı  özdeşlik ilişkisi içindedir. </strong><strong>Bebek annenin ipliğiyle kendi benliğini örmeye başlar.  Annenin dış dünyaya yanıtlarını, algılarını, duygularını, kaygılarını  alır ve kendi kuantum hafıza sistemine dahil eder. Bunlar onun yapı  taşlarıdır ve beyindeki sinir yollarının oluşumunu etkilerler.</strong></p>
<p>47. Bebek bütün yaşamı boyunca annesini kendinin bir parçası olarak  içinde taşıyacaktır, tıpkı bir zamanlar annesinin onu rahminde taşıması  gibi.</p>
<p><strong>48. Bebek büyüdükçe içgüdüsel davranış desenlerine duyuları  aracılığıyla dış dünyadan aldığı bilgiyi ekler ve çevresine göstermek  üzere bir “tepki repertuarı” oluşturur.</strong></p>
<p><strong>49. Anneyle bebek arasındaki kaynaşma-ayrılma-bağlanma ilişki  modelinin izi bizde tüm yaşamımız boyunca kalır. Yeni girdiğimiz mahrem  ilişkiler ve onlardan doğan yeni ilişkilerde tekrarlanır. İlk füzyon  (eriyip kaynaşma) halinde benlik diğer benlikle bir olur, ayrılırken her  biri yeniden kendi bireyselliklerini kazanmak için savaşırlar ve  bağlanırken her biri kendinin kendinden daha büyük yeni bir ortak  gerçeklik içinde olduğunun farkına varır.</strong></p>
<p>50. Temel parçacıkların atom-altı seviyede kalıcı kayboluş anlamında  ölüm yoktur. Her şeyin temelinde yatan kuantum vakum sonsuza dek var  olur. Şiirsel olarak vakumu “varlığın kuyusu” diye tanımlayabiliriz. Tüm  temel özellikler bu kuyuda muhafaza edilir, hiçbir şey asla kaybolmaz.</p>
<p><strong>51. Parçacıklar tek tek vakumdan dışarı yükselip kısa bir süre var  olurlar, daha sonra diğer parçacıklarla birleşip ya yeni bir şey  oluştururlar ya da çıktıkları kaynağa geri dönerler. Fakat bu kısa  ömürleri boşuna değildir.</strong></p>
<p>52. Eğer iki temel parçacık buluşup tek vücut olurlarsa, her biri  kendi başına var olmaya son verir, fakat oluşturdukları yeni parçacık  onların kütlelerinin özüne sahip olacaktır.</p>
<p><strong>53. Eğer bir nötron dağılırsa onun kütlesi, yükü ve dönmesi;  elektron, proton ve sonuçta oluşan antinötrino içinde olduğu gibi  korunur.</strong></p>
<p>54. Biz insanlar ise kendimizi, ailemizin, okulumuzun, milletimizin,  yıldızımızın biz göçüp gittikten sonra da devam edeceği düşüncesiyle  avuturuz. Sonumuzun kaçınılmazlığı yaşamımızın hiçbir gününde bizi rahat  bırakmaz.</p>
<p>(Danah Zohar’ın <em>Kuantum Benlik </em>Kitabından özetlenmiştir.)</p>
<p style="text-align:right;"><strong>Sibel Atasoy</strong><br />
<a href="www.yorumsuzblog.org/">www.yorumsuzblog.org</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11489/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11489&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/12/kuantum-hakkinda-denemeler-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/3776aa2df5562d58354ac6f13e6949a2?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">YorumsuzBlog</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2010/06/sibel-atasoy-2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Sibel Atasoy</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnsanın Sınırları-Beyin Gücü (1)</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/12/insanin-sinirlari-beyin-gucu-1/</link>
		<comments>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/12/insanin-sinirlari-beyin-gucu-1/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Nov 2010 05:52:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yorumsuzz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yorumsuz Video]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin-Gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Rüya]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanın sınırları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yorumsuzblog.org/?p=11728</guid>
		<description><![CDATA[Uyku sadece beyin hücrelerinin hayatî onarımından ibaret değildir. Aynı zamanda beynimizin bize muhteşem özgünlükte gösteriler sunmasına izin verir. Zihinlerimiz rüyalar için birer beyazperdedir. Kimse bu gizemli gece imgelerini neden gördüğümüzü kesin bir şekilde bilmiyor. Bazıları rüyaların beynimizin inanılmaz potansiyelini salmamızı sağladığını söyler. Beyinlerimiz biz uyanıkken çalışıyor olabilirler&#8230; Ama uykumuzda bir dönem vardır ki çok daha [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11728&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/beyin-gucu-11.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-11733" title="beyin-gucu-1" src="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/beyin-gucu-11.jpg?w=614" alt=""   /></a>Uyku sadece beyin hücrelerinin hayatî onarımından ibaret değildir.<br />
Aynı zamanda beynimizin bize muhteşem özgünlükte gösteriler sunmasına izin verir.</p>
<p>Zihinlerimiz rüyalar için birer beyazperdedir.<br />
Kimse bu gizemli gece imgelerini neden gördüğümüzü kesin bir şekilde bilmiyor.</p>
<p>Bazıları rüyaların beynimizin inanılmaz potansiyelini salmamızı sağladığını söyler.<span id="more-11728"></span></p>
<p>Beyinlerimiz biz uyanıkken çalışıyor olabilirler&#8230; Ama uykumuzda bir dönem vardır ki çok daha fazla çalışırlar.<br />
Bu dönemde bedenimiz oldukça dingindir&#8230; Ama beynimizin her bölümü gerçekten canlanır.<br />
Bu, rüya gördüğümüz dönemdir. Kendini sanal olarak kapatan tek bir bölüm vardır&#8230; Düşünme merkezimiz.</p>
<p>Rüya gören beynimiz nedenini düşünmeksizin, kendi yarattığı sonsuz, harika dünyalarda gezinebilir.<br />
İçinde hayal edilebilir, her deneyimi simule edebildiğimiz sanal dünyalar oluşturduğumuz rüyalar, insanoğlunun<br />
saklı bir gücüdür.<br />
&#8230;</p>
<p>(&#8230;)Ya da &#8220;HGH&#8221; uykusu.<br />
HGH uykusu esnasında, beynimiz o kadar meşguldür ki beynimize giden kan neredeyse iki katına çıkar.</p>
<p>Rüyalarımızda gördüklerimizi harekete dökmememiz için beynimiz omuriliğimize bir sinyal gönderir&#8230;<br />
Ve organlarımızı geçici olarak uyuşturur.<br />
Bütün gece rüya görüyormuşuz gibi gelse de rüyaları parçalar halinde görürüz, bir defada bir kaç dakika sürer.</p>
<p>Yine de hayatımız boyunca, altı yılımız rüya görerek geçer.</p>
<p>Rüyaların işlevi beynimizi eğlendirmekten çok daha fazlasıdır.</p>
<p>Hatıralarımızı depolama işleminin de bir parçasıdır aynı zamanda.</p>
<p>Beynimiz ancak dinlenirken o gün yaşadıklarını gözden geçirip gereksiz detayları eleyebilir.</p>
<p>Bazı insanlar, HGH uykusunun beyninizin karışık bilgi parçaları arasında gezinerek önemli olanları dosyalayıp<br />
önemsiz olanları elediği bir dosyalama yöntemi gibi bir şey olduğunu düşünür&#8230;</p>
<p>Uyanıkken başımızdan geçen olaylar yalnızca geçici hafızamızda depolanır.</p>
<p><strong>Rüyalarımızda, gereksiz materyalleri atarız ve gerekli bilgileri kalıcı hafızamıza yerleştiririz.</strong></p>
<p>Gece uykuya daldığınızda hatıralarınızın pekiştirildiği zaman özellikle bu <strong>HGH</strong>, başka bir deyişle rüya uykusu dönemidir.<br />
<strong>Öğrenme daha çok bu dönemde olur.</strong></p>
<p>İnsanların yaptığının aksine çalıştıktan sonra uyursanız sınavda daha başarılı olacağınız ortada.</p>
<p>&#8220;Uyumayıp inekleyelim, üstüne sınava gireriz.&#8221;</p>
<p>Oysa ki o uyku hafızamız ve öğrenme açısından oldukça önemli.</p>
<p><span style="color:#808080;">(Not: Yukarıda okuduklarınızı &#8220;İnsanın Sınırları-Beyin Gücü&#8221; dizimizin 3. bölümünde izleyebileceksiniz.)</span><br />
&#8230;<br />
..<br />
.</p>
<h3>İnsanın Sınırları-Beyin Gücü (1)  <span style="color:#808080;">- Human Body-Pushing The Limits: Brainpower.</span></h3>
<p>(Language: English)</p>
<p><span style="color:#808080;">The driving force behind every one of us is the most powerful organ in the natural world: the human brain. Our central processing unit generates as many electrical impulses in a single day as all the telephones in the world combined. With new state-of-the-art imagery of this complex, mysterious machine, we reveal how our brain accelerates when faced with intense stress or danger, and taps into its deepest layers to unlock prehistoric survival instincts.</span><br />
(<strong>Video Türkçe altyazılı</strong>)</p>
<p><a href="http://www.dailymotion.com/swf/video/xflkz3?additionalInfos=0">http://www.dailymotion.com/swf/video/xflkz3?additionalInfos=0</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11728/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11728&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/12/insanin-sinirlari-beyin-gucu-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/3776aa2df5562d58354ac6f13e6949a2?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">YorumsuzBlog</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/beyin-gucu-11.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">beyin-gucu-1</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ruhumuzun Şarkısını Söylemek</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/10/ruhumuzun-sarkisini-soylemek/</link>
		<comments>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/10/ruhumuzun-sarkisini-soylemek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Nov 2010 06:23:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yorumsuzz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dilek Yaraş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yorumsuzblog.org/?p=11711</guid>
		<description><![CDATA[Bir soru takılmaya görsün aklımıza ya da gönlümüze.  O veya bu biçimde mutlaka cevabını alırız. Kaçarı yoktur bunun&#8230; Hele ki soru yeterince ve gereğince içtense yani ruhumuzdan geliyorsa biz onu unutsak bile o bizi unutmaz. En önemsiz ve değersiz sandığımız ego kaynaklı sorular için bile geçerlidir bu kural. Egoyla ilgili ‘’yüzeysel ve önemsiz’’ soruların cevabı [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11711&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2009/06/dyaras41.jpg"><img class="size-full wp-image-3588 alignleft" title="Dilek Yaraş" src="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2009/06/dyaras41.jpg" alt="" width="72" height="100" /></a>Bir soru takılmaya görsün aklımıza ya da gönlümüze.  O veya  bu biçimde mutlaka cevabını alırız. Kaçarı yoktur bunun&#8230;</p>
<p>Hele ki soru yeterince ve gereğince içtense yani ruhumuzdan  geliyorsa biz onu unutsak bile o bizi unutmaz. En önemsiz ve değersiz sandığımız  ego kaynaklı sorular için bile geçerlidir bu kural.<span id="more-11711"></span></p>
<p>Egoyla ilgili ‘’yüzeysel ve önemsiz’’ soruların cevabı  çıktığı yerde, zihinde belirir. Oradan gelen cevap, cevaptan sayılmayacağı için  ruh o yüzeysel sorunun derinine, asıl kaynağına iner. Adı konmamış sıkıntı,  çaresizlik ve düşüncelerde savrukluk olarak görünür bu durumun yansıması.  Oysa  ki o anlarda, derinlerimizde yoğun bir faaliyet olmaktadır ama biz bunun  farkında değilizdir. Ve bu faaliyet sonucunda zihinde ıvır zıvır, hatta saçma  sapan bir vesvese, yani kuruntu olarak beliren o ‘’yüzeysel’’ sorunun aslı  kalpte belirir.</p>
<p>Kozmik kütüphanede hakiki soruya hakiki cevap araştırılmaya  başlanmıştır artık.</p>
<p><strong><img class="alignleft" title="beyin" src="http://www.quantumlifechanges.com/mindofgod.jpg" alt="" width="167" height="224" />Ve ne mutlu bize ki, hiçbir şekilde cevapsız  bırakılmayız. </strong></p>
<p>Yeter ki <em>farkında </em>ve <em>işaret okumaya</em> hevesli olalım.</p>
<p>Yeter ki karşımıza çıkan herkesi can kulağıyla dinleyip  işittiğimizi duyabilelim. Başımıza gelen olayları derinlemesine düşünüp analiz  edelim ve <em>görünenin ardındakine</em> bakıp görebilelim.</p>
<p>Bazen bir kitap okuruz ve hiç alakasız bir konunun içinde  öylesine geçiveren bir cümle tam da bizim cevabımızdır. Bazen de üç yaşındaki  komşu çocuğu merdivenlerde yakalar bizi ve olanca saflığı ile öyle bir soru  sorar ki ona cevap verirken bir şimşek çakıverir beynimizde. İşte o anda o  küçücük çocuğa verdiğimiz bu ‘’sıradan’’ cevabın yıllardır gizliden gizliye  peşinde olduğumuz gizli bir soruya ait olduğunun farkındalığını  yaşayıveririz.</p>
<p>En sihirlisi de çoktan unuttuğumuzu sandığımız bir sorunun  belki günler, hatta yıllar sonra zihnimizin karanlık dehlizlerinden süzülerek  cevabıyla beraber rüya âlemimizde belirivermesidir.</p>
<p>Hayatı bu bilinç ve farkındalıkla yaşadığımız zaman ‘’can  sıkıntısı’’ kavramı ebediyen çıkar gider kişisel sözlüğümüzden. Çünkü, adına  hayat denen bu serüven sihirli ve sonsuz imkanlara açık bir mümkünler dünyası   olur bizim için.</p>
<p><img class="alignleft" title="boyutlar" src="http://anitavroonland.com/wp-content/uploads/2010/02/quantum-leap1.jpg" alt="" width="167" height="167" />Zaman içinde, kendimize ve kainata daha önemli, daha  hakiki, daha damardan sorular sormayı da öğreniriz.  Eskiye ait korku ve  kuruntular yerlerini sonu gelmez bir heyecan ve merak duygusuna bırakırlar&#8230;</p>
<p>Etrafımızda olup biten, psikolojik dengemizi bozan,  ruhumuzu hüzünlere boğan fitne, fesat ve dedikodu düzeyindeki oluşlar manyetik  alanımızın dışında kalırlar. Daha varoluşsal, daha derin ve özden konularla  ilgileniriz. Gün geçtikçe biraz daha fazla ruhumuzun şarkısını söylemeye  başlarız.</p>
<p>Ve an gelir, adı göklerde konan üst benliğimiz açığa çıkar  bütün parlaklığıyla.</p>
<p style="text-align:right;"><strong>Dilek Yaraş</strong><br />
<a href="http://www.yorumsuzblog.org">www.yorumsuzblog.org</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11711/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11711&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/10/ruhumuzun-sarkisini-soylemek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/3776aa2df5562d58354ac6f13e6949a2?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">YorumsuzBlog</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.yorumsuzblog.org/wp-content/uploads/2009/06/dyaras41.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Dilek Yaraş</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.quantumlifechanges.com/mindofgod.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">beyin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://anitavroonland.com/wp-content/uploads/2010/02/quantum-leap1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">boyutlar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Einstein, Kütleçekimi ve Hata (3)</title>
		<link>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/10/einstein-kutlecekimi-ve-hata-3/</link>
		<comments>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/10/einstein-kutlecekimi-ve-hata-3/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Nov 2010 06:22:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yorumsuzz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yorumsuz Video]]></category>
		<category><![CDATA[Einstein]]></category>
		<category><![CDATA[Gravity]]></category>
		<category><![CDATA[Kütleçekimi]]></category>
		<category><![CDATA[Parçacık fiziği]]></category>
		<category><![CDATA[Yerçekimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yorumsuzblog.org/?p=11706</guid>
		<description><![CDATA[(&#8230;)Greg&#8217;e göre; eğer gravitonlar oluştuysa, bunların ortadan kaybolmalarının sebebi bizim gerçekliğimizin ötesinde bir yere, bir çeşit ekstra boyuta gitmiş olmalarıdır. Hepimiz dünyamızın üç boyutuna aşinayız, üst ve alt, kuzey ve güney, doğu ve batı. Fakat Greg gibi bilimadamları daha başka, gizli boyutlar olabileceğini düşünüyorlar. Komik görünebilir, resmetmek imkansız ama teorik olarak mümkün ve muhtemeldir ki [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11706&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/gravity-3.jpg"><img class="size-full wp-image-11707 alignleft" title="gravity-3" src="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/gravity-3.jpg?w=614" alt=""   /></a>(&#8230;)Greg&#8217;e göre; eğer gravitonlar oluştuysa, bunların ortadan kaybolmalarının sebebi <strong>bizim gerçekliğimizin ötesinde bir yere, bir çeşit ekstra boyuta gitmiş olmalarıdır. </strong></p>
<p>Hepimiz dünyamızın üç boyutuna aşinayız, üst ve alt, kuzey ve güney, doğu ve batı.</p>
<p>Fakat Greg gibi bilimadamları daha başka, gizli boyutlar olabileceğini düşünüyorlar.</p>
<p>Komik görünebilir, resmetmek imkansız ama teorik olarak mümkün ve muhtemeldir ki gravitonlar, kütleçekimi parçacıkları, zamanlarının çoğunu bu ekstra boyutlarda geçiriyor olabilirler.</p>
<p><span id="more-11706"></span></p>
<p>Eğer gravitonlar gerçekten oluştuysa ve bu ekstra boyutlara kaçtılarsa, onları asla göremeyeceksiniz.</p>
<p>Her ne kadar çok saçma bir varsayım gibi gelse de, gerçekte hiçbir şey bizi bu yönde düşünmekten alıkoyamaz, özellikle de onunla sırları çözebiliyorsak.</p>
<p>Graviton gerçekten de yapbozun son parçası olabilir&#8230;</p>
<p>Newton kütleçekiminin etkilerini öngörebildi, Einstein neden varolduğuyla ilgilendi. Fakat bir graviton bulursak, nihayetinde kütleçekimini gerçekten anlayabiliriz.</p>
<p>&#8230;</p>
<p><strong>O, modern bilimde en ateşli münakaşalara yol açan bir bilmece.</strong></p>
<p><strong>Ama, öyle zannediyorum ki, biz tarihteki en büyük beyinlerin nerede yanıldıklarını bulacak ve eninde sonunda evrenin bu en büyük sırlarından birini çözeceğiz!</strong></p>
<p>***</p>
<p>Kütleçekiminin evrenin her tarafında, özellikle de <strong>zamanın başlangıcında</strong> nasıl çalıştığını anlayabilmek, bizi <strong>&#8220;herşeyin teorisine&#8221;</strong> daha da yaklaştıracak.</p>
<p>Kütleçekimini bilmek, evrenin neden bu şekilde inşa edildiğini daha iyi anlayabilmek anlamına geliyor.</p>
<p>Ve bu da kesinlikle sorabileceğiniz en büyük soru. Ama yolculuk kolay olmayacak.</p>
<p>Eğer doğru duyuyorsam, &#8220;Bunu anlamıyorum.&#8221; diyorsanız, yalnız değilsiniz. Çünkü kimse anlamıyor&#8230;</p>
<p>Derinlere indikçe daha da karmaşıklaşıyor ve yolunuzu kaybediyorsunuz, zor ve dolambaçlı bir yol, evet.</p>
<p>Ama çok güzel!</p>
<p>&#8230;</p>
<p>..</p>
<p>.</p>
<h3>Kütleçekimi Hakkındaki Hata Nedir? (3. Bölüm) <span style="color:#888888;">What on Earth is Wrong with Gravity (Part 3)</span></h3>
<p>(Language: English</p>
<p>Particle physicist and ex D:Ream keyboard player Dr Brian Cox wants to know why the Universe is built the way it is. He believes the answers lie in the force of gravity. But Newton thought gravity was powered by God, and even Einstein failed to completely solve it. Heading out with his film crew on a road trip across the USA, Brian fires lasers at the moon in Texas, goes mad in the desert in Arizona, encounters the bending of space and time at a maximum security military base, tries to detect ripples in our reality in the swamps of Louisiana and searches for hidden dimensions just outside Chicago.)</p>
<p>(<strong>Video Türkçe altyazılıdır</strong>)</p>
<p><a href="http://www.dailymotion.com/swf/video/xfksw6_what-is-wrong-with-gravity-kutlecekimi-ve-hata-3-tr-altyazy_tech?additionalInfos=0">http://www.dailymotion.com/swf/video/xfksw6_what-is-wrong-with-gravity-kutlecekimi-ve-hata-3-tr-altyazy_tech?additionalInfos=0</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/yorumsuzblog2.wordpress.com/11706/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=yorumsuzblog2.wordpress.com&amp;blog=8975569&amp;post=11706&amp;subd=yorumsuzblog2&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yorumsuzblog2.wordpress.com/2010/11/10/einstein-kutlecekimi-ve-hata-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/3776aa2df5562d58354ac6f13e6949a2?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">YorumsuzBlog</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://yorumsuzblog2.files.wordpress.com/2010/11/gravity-3.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gravity-3</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
