“Beni Refik-i Â’lâya arkadaş et” – Hz. Muhammed (a. s.) (…) İkinci zümreyi ise hafif ve latif unsurlar teşkil eder. Buhar şeklinde ve buna benzer özellikte olup elementlerin karakteriyle uyuşurlar. Yüksek varlıklara (Nüfus-i Aliye) bunlar feyz getirir, insanları behimi ve aşağılık (Safile) duygulardan temizler, ayırırlar… … .. . … … Devamı: 2. Bölüm… 3. Bölüm…
‘Tasavvuf’ Kategorisi için Arşiv
Mele'i Alâ – Şah Veliyullah Dehlevi
Posted: 13/07/2010 in Tasavvuf, Tasavvufi Eserler, Tasavvufun Büyük Şahsiyetleri, Şah Veliyullah DehleviEtiketler:Hüccet'ullah'il Bâliğa, Mele'i Alâ, Refik-i Â'lâ, Tasavvuf, Tasavvufun Büyük Şahsiyetleri, Şah Veliyullah Dehlevi
Mele’i Alâ (3) – Şah Veliyullah Dehlevi
Posted: 13/07/2010 in Tasavvuf, Tasavvufi Eserler, Tasavvufun Büyük Şahsiyetleri, Şah Veliyullah DehleviEtiketler:Hüccet'ullah'il Bâliğa, Mele'i Alâ, Refik-i Â'lâ, Tasavvuf, Tasavvufun Büyük Şahsiyetleri, Şah Veliyullah Dehlevi
… … … … Bitti Kaynak: Hüccet’ullah’il Bâliğa, Cilt 1, Şah Veliyullah Dehlevi, (Sayfa: 144 ÷ 154) Hilal Yayınları 1. Bölüm… 2. Bölüm… Duyuru… Değerli Okur, biliyorsunuz ki 19.07.2009 tarihinde bu yazımızla sistemimizden yorum formunu kaldırmıştık… Bu yazımızda olduğu gibi; Bugünden itibaren sadece sembolik tanımlamalar içeren, ancak ehlinin anlayabileceği anlamlar vb. barındıran yazı, görsel ve [...]
Mele’i Alâ (2) – Şah Veliyullah Dehlevi
Posted: 13/07/2010 in Tasavvuf, Tasavvufi Eserler, Tasavvufun Büyük Şahsiyetleri, Şah Veliyullah DehleviEtiketler:Hüccet'ullah'il Bâliğa, Mele'i Alâ, Refik-i Â'lâ, Tasavvuf, Tasavvufun Büyük Şahsiyetleri, Şah Veliyullah Dehlevi
… … … … Devamı: 3. Bölüm… 1. Bölüm…
Sistemi OKU-mak olarak anlatılagelen olgu, Rasûl tarafından Şuûr boyutundaki idrakların/ kavramların, toplumun konuştuğu dildeki en yakın, çağının en moda kelimeleri ile mecaza dönüştürülerek ortaya çıkan soyut verilerin; “sanal-benliğin” gayretleriyle kendisinde hissedilip tekrardan somutlaştırılması olayıdır.
Gönlü geniş ve ruhu gezgin sufi meşreplilerin kırk kuralı: 1. Kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan [...]
Bir Ay ki Burcu Sırlar Feleğinde…
Posted: 19/04/2009 in TasavvufEtiketler:Goethe, Hallac-ı Mansur, Hz. Muhammed, Tasavvuf
İnsanlığın büyük evladı Hallac-ı Mansur, eşsiz eseri Tavasin‘de, Hz. Muhammed‘in niteliklerini şu cümlelerle ifadeye koymuştur: “Aylar arasından tecelli eden bir ay! Bir ay ki burcu sırlar feleğinde… rabbin huzuruna yükseldi ve o huzura çağırıp götürdü. O’nu tanımlamaya kalkan, vasfında cehle düşmekten başka şey yapmış değildir. Nübüvvet nuru yalnız onun nurundan çıkmıştır. Nurların aydınlığı bile onun [...]
(…) Allah için kızmak da ilim ehlini gıybete sürükleyen sebeplerdendir… (…) Hakikaten müslümanların birçoğu zanneder ki, taaccüp, acımak ve kızmak Allah için olursa, isim söylemekte bir mahzur yoktur. Bu kanaat, tamamen yanlıştır… * * * * * * Bu üç tanesi, gıybete götüren sebeplerin en derini ve en incesidir. Çünkü bunlar bir takım şerlerdir ki, [...]
(Leyletil kadir) ayeti kerimesinin hakikatini bilmek lâzımdır. Resulü Ekrem kadir gecesini Ramazan ayının filân gecelerinde arayın buyurmaları (gecelerinde) cemi (çoğul) olarak kullanılmıştır. Sonra arayın müfret (tekil) olarak kullanılmıştır. Arayınız değil. Teker teker her inanan arasın demektir. Başkasının sözüne bakmayın…