“Hz. Peygamberde “Allah” hakikati, Velayeti Ulya-Kübra sahibi seçilmiş bir Veli, Resul ve bir Nebi olarak açığa çıkmıştır. Kendisinde Kudsi “Ruh” böylelikle açığa çıktığı için her halinde daimi Salat durumundadır. Yani salat kendisine fizik boyutunu aşacak bir şekilde farzdır. İstese de bu halin dışına çıkamaz. Ancak Hz. Peygamber bu bilinci, bedeni hallerle de “Arz”a indirmiştir. Ulaştığı [...]
‘Şakir Yıldız’ Kategorisi için Arşiv
Bilinç secdeye varma noktasında ise, artık göksel olan sema enerjisine, dünya planetine tam sabitlenme ve birleşme aracılığı ile açılmaktadır. Secde bilinci, sabit yıldızlar feleği olan yedinci felek ile ilişkilidir. Son secdeye ve son oturuşa niyet etme halinde, göksel planda Satürn-Zuhal feleğinden geçmekte olan bilinç, kendisine gelen sıkıntı ve imtihanlarda başarılı olması durumunda, kendisine secde nasip [...]
Ancak Hz. Peygamber “RUH” ile ilk karşılaşması sonucu Peygamberlik görevini almış ve Kuran -ı Kerim kendisinde bir “an” içerisinde “Kadir” gecesine istinaden açığa çıkmıştır. Bu karanlık ile özdeş gece “RUH”un açığa çıkışı ile ilmin genişlemesi ve bu ilim altında tüm mevcudat hissinin Ayn-el Yakin bilgi olarak yokluğa düşmesi ile ilintilidir. Ancak nasıl ki, yirmi metre [...]
“(…) Şimdi bahsedeceğimiz gerçek, bir iki ilim sahibi dışında bahse konu edilmemekte ve üzerinde tefekkür edilmemektedir. Salat, eğer Miraç gerçekleştikten sonra Hz. Peygambere (s.a.v.) farz oldu ise, bu olayın gerçekleşmesinden önce, çok kısa ve sabah akşam olmak üzere iki vakit olarak salat fiziki olarak yerine getirilmekteydi ise ve bu iki vakit namaz da, Müslümanların üzerine [...]
“Salat”ın Muhammedi Hakikati (2)
Posted: 12/09/2010 in Şakir YıldızEtiketler:Afiyet!, Arafat, Ayn-el Yakin, Öndekiler!, Ceberrut Alemi, Cem!, Hakk-el Yakin, Hayy, Haşr, Kadir Gecesi, Levh-i Mahfuz, Nokta, Rahim, Rahman, Ruh, Şak!, Şakir Yıldız, İsm-i Azam
“Bilindiği üzere “Size kesin bilgi-Yakin gelinceye kadar ibadetinize devam edin.” hükmü Kuran-ı Kerim’de gayet açık bir şekilde yer almaktadır. Durum böyle iken, Hz. Peygamberin Kuran-ı Kerim’de açıkca ifade edilen bir hakikate karşı çıkması düşünülemez. Öyle ise, acaba neden Hz. Peygamber ve bir çok Hakk Ehli zahiren de Namaz kılmaya devam etmişlerdir? Bu soruya vereceğimiz cevap, [...]
“Salat”ın Muhammedi Hakikati
Posted: 06/09/2010 in Şakir YıldızEtiketler:Alem-i Meleküt, Arş, Cebrail, Hakikat-i Muhammediyye, Kalem, Kürsi, Kıyam, Nefs, Ruh, Salat, Tasavvuf, Vücud, Vech, Şakir Yıldız, İnsan-ı Kamil
Salat hakikatinin iç yüzünün ne olduğu, zahiri olarak yerine getirdiğimiz salatın manasının ne olduğu, zahiri salat-namazın hangi Alemleri nasıl bağladığı… Salat hakikatinin ilmi mertebelerinin neler olduğu… Salat içerisinde yer alan bedeni hareketlerin her birinin aslında hangi bilinç hallerinin zahiri açılımlarının yansıması olduğu, gibi konuların iç yüzlerinin öğrenilmesi, dini yönelimimizin Ruha sahip olması ve “SALAT”ın, gerçek [...]
“Hemen şunu söyleyelim ki, Nefs konusunda bir çok velayet sahibi dahi aldanmıştır. Bir kişinin velayete ulaşması onun, Allah’ın Vech’ini kendi nefs’i ile görmesi ile başlar. Ancak burada da Nefs mevcuttur.” … .. . Nefs unutmayalım ki, yaratılmış bir varlıktır. Bir yaratılmış nasıl olur da yaratılmamış Zat, gerçek “Vücud” olabilir? “Ben onları ne göklerin ve yerin [...]
Kuran-ı Kerim, insanın mana bedeninin açığa çıkmış hali olması itibarı ile Sure ve Ayetlerinde insanın zahiri ve batıni hakikatlerini ortaya koymakda ve insanın hakikatini kendisine açıklamaktadır. İnsanın ise dünya üzerinde, bu kaynağa dayanarak yapması gereken vazifesi ise, nefsini, ruhunu, bedenini ve iradesini Allah’a teslim etmek ve tüm bu aslı mana olan bedenlerin titreşim frekansını öncelikle [...]
Cehennem Halleri Ve Vücut Kimyası
Posted: 27/05/2010 in Şakir YıldızEtiketler:Tasavvuf, Şakir Yıldız
İnsan yaşamı boyunca çeşitli sıkıntılar ve azaplar yaşar. Bu sıkıntıların sebebi insanın doğumdan itibaren edindiği alışkanlıklar ve doğrularına zıt olaylar ve durumlarla karşı karşıya kalmasıdır. Bilindiği gibi insan vücudunda farklı işlevlere sahip çeşitli hormanlar görev yaparlar. Sıvı özelliğe sahip olan bu hormonlar, beynin çalışması ile doğru orantılı olarak beyinde meydana gelen düşüncelerin yaydığı elektro-manyetik enerji [...]
Kelime-i Tevhid’e Farklı Bir Bakış
Posted: 08/02/2010 in Şakir YıldızEtiketler:Tasavvuf, Şakir Yıldız
“Çokluğa illüzyon diyenler yanılmaktadır. İllüzyon olan ayrılık algısıdır…” “Hz. Adem safiye bilinç seviyesinde idi. Ancak bu saflık tepeden verildiği için, kendini bilme sonucunda oluşmuş bir saflık değildi. Tevhid durumunda yaşarken, zihni Uluhiyet alanına girmeye yeltendi.