“İnsanların yüzlerce yıldır yaşayageldiği doğaüstü, olağanüstüymüş(!) gibi gözüken birtakım fenomenlerin “cin” adı verilen, insandan ayrı görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiğine inanılmış, yaşanılan öykülerle insanlar korkmuş, birçok milletin inanışına, örfüne girmiş, kaçırılmaları için kuvvetli nefeslerle üflenmiş. Asıl korkulması ve korunulması gerekenin kişinin kendisini Allâh’tan ayrı düşüren “saklı alt kişilikleri” olduğu ise sembolik anlatımlar nedeniyle fark edilmemiş.”
‘AHHA’ Kategorisi için Arşiv
Güncellenmesi Gereken “Cin” Anlayışı
Posted: 20/10/2009 in AHHA, Berkay ÖzcanEtiketler:AHHA, Berkay Özcan, Cin, Ego, Melek, Şeytan, İns
“Çekim yasası”, “Yakarış” gibi zihin gücü veya DUA gibi iç farkındalığın kudreti sonucunda dilediklerimizin gerçekleşiyor olması -bu eylemleri ve sonuçlarını önceden (!) hazırlamış veya hazırlamakla sorumlu -onay merkezinde kurulu- bir tanrı olmadığına göre- bizlere alınyazılarımızın baştan yazılı bir senaryo olmadığını, “Tümel İradenin” hemen şimdi bizlerden, bizlerin “özgür iradeleri” olarak çıktığını ve evrenin ortak kaderini şekillendirdiğini [...]
Bilincin Değişimini Yine Kendisi Yapmalıdır
Posted: 13/05/2009 in AHHA, Günün YorumuEtiketler:AHHA, Günün Yorumu
Kuantum Fiziği yasalarının işlediği alan ile Klasik fiziğin yasaları arasında bir sınır olmayıp birbirlerine karışmaktadırlar (Bu karışımın olduğu heterojen bölge bugün Nano-bilimlerin araştırma yaptığı, Nano-mühendisliğin uygulama alanlarının geçerli olduğu düzeydir). Daha doğrusu Kuantum yasaları algıladığımız Klasik dünyanın işleyişini doğurmaktadır. İki ayrı yasa yoktur gerçekte…
“Dinin tekliflerinin veritabanına eklenmesi ve uygulanmasıyla, nedensel işleyen toplu bilinçaltının kısır döngüsüne son verilerek, nedensel olmayan içsel boyutlara temas sağlanır. Bilinçaltının yeniden programlanması, evrene farklı frekansta yayın yapacağından bir bakıma da toplu bilinçaltına karşı “korunma duasıdır”, muhatap alınılmanın göstergesidir.“
Varlık (“Whole/Holo”) her birimde kayıtlı (“grafik”) olduğundan, bu varlığın çeşitli boyutlarının (İbrahim ve Mûsa bilinç düzeylerinde) Suhuflar veya (Davûd, ~İsa, Ahmed seviyelerinde) Kitaplar olarak OKUnması geçmişte (gerçek isimlerini belki bil(e)meyeceğimiz kişiler tarafından) olduğu gibi günümüzde ve gelecekte de mümkündür düşüncesindeyim. “Rasûllük ve Nebîlik”, “Holografik Evren gerçeği” gereği her birimin özünde saklı ise, her birim derinliklerindeki [...]
AHAD’ın boyutlarını, bizde de kayıtlı olduğundan kendimizde bulmaya çalışalım..
Posted: 05/12/2008 in AHHA, Günün YorumuEtiketler:AHHA, Günün Yorumu
İnsanca bir tanrı anlayışı o kadar sinmiş ki genlerimize, Muhammed Rasûl’un Allãh’ını “her konuda sınırsız özelliklere sahip”, ÖZ (!) ümüzde, bir MERKEZdeki Tanrı olarak düşünüyoruz. “Zül-İrâd” denmiş, bunu -zâten bir yanılsama olan- “isteme” özelliğimizin “sınırsız versiyonu” olarak düşünmüşüz. O (!) da -bize benzer şekilde- bir MERKEZden (!) her anda seyretmeyi (!), hikmetle yaratmayı (!) DİLİYOR [...]
Sorgulamayan insan baştan kaybetmiştir ve Mürid değil, tarikat üyesi olabilmiştir ancak..
Posted: 27/11/2008 in AHHA, Günün YorumuEtiketler:AHHA, Günün Yorumu
Hacı Bektaş, Taptuk Emre, Yesevi, Geylâni, Tebrizî… Bu Sevgililer birer ruhban mıydı yoksa Er-Râşid mânâsının pik yaptığı kullar mıydı? Eğer bunun ayırdını yapabiliyor isek yorumlarda anlatılmak isteneni de anlamış oluruz sanırım. Bu Sevgililerden günümüzde yok mu peki? Kendi (ben Mehdiyim, mürşidim vs. gibi) beyânlarından değil, verdiği eserlerden kendini belli edenler elbette var!..
Gerçekte “Allah’ın Velileri” yoktur; “Allah’ın Velisi oldukları” vardır!
Posted: 21/11/2008 in AHHA, Günün YorumuEtiketler:AHHA, Günün Yorumu
Bazı isimler vardır ki sadece ismi Allah olan varlığa aittir. El-Veli, El-Raşid gibi.. “Allah’tan başka Veli yoktur” diye ince bir ayırım yapar Kur’an; ama yüz binlerce Velimiz ve bu velilerin kendilerinin (!) ortaya koyduğu kerametlerini anlatır dururuz : )..
Kur’an, ne bizlerin Âdem’den geldiğinden bahseder, ne de İsa’nın babasız doğumundan…
Posted: 19/11/2008 in AHHA, Günün YorumuEtiketler:AHHA, Günün Yorumu
Geçmişte yaşayıp yaşamadıklarına dâir ortada objektif (tarihsel vs.) kanıtlar yok iken, Âdem (anne-babasız mı, yardımcı âdemi nesillerle mi?) ve ~İsa’nın doğumunu (babasız vs.) bahsini geçmek istiyorum izninizle. Biyolojik açıdan ilk insan konusu bilimin konusudur ve bu konuda asla kanıtlayamayacağımız inançlarımızla değil, bilimin bulgularıyla-verileriyle hareket etmemiz gerekir (bu da bizi “Evrimsel Sürece” götürüyor). Kur’an, ne bizlerin [...]
"Beyin ve Zikir" Konusunda Tefekkür Ve Hissediş gerekliliği
Posted: 03/11/2008 in AHHA, Günün YorumuEtiketler:AHHA, Günün Yorumu
Bir kişi hangi dilde (Arapça, Türkçe, İngilizce vs.) AHAD olanı anarsa ansın, o isimlerin işâret ettiği mânâların üzerinde düşünmesi, belirli açılımlar yapması ve anlamları yaşaması gerekir ki benzer mânâlara kendi ana dillerinin araçlarından/kelimelerinden ulaşmış geçmişteki insanların bilinç seviyeleriyle -örneğin Rasûl’un arkadaşlarıyla- aynı frekansta rezone olabilsin ve şefaatleri ulaşsın.